8 Aralık 2014

20. Gebelik Haftası

Merhabalar :)

Valla bu haftalar konusunda kafam oldukça karışmış durumda. 19+ diye giden haftalar 20. gebelik haftası olarak mı sayılıyor? (İnternette öyle yazıyor) 19 mu bitti 20 mi bitiyor benim de iyice kafa karışmaya başladı :)

Geçen hafta Ankara'ya eşimin ailesini ziyarete gittik. (Eşim yazdım ya! :)) Haliyle alışverişe çıktık. Ankara'nın altını üstüne getirip organik bebek ürünlerinden aldık. Organik hastane çıkışı ve şu an adını bilemediğim bazı kılık kıyafet. Zıbın mı denir, tulum mu, body mi tam bilemedim.

E.T 18. haftadan itibaren kıpırdanmalara başladı, gaz mı bu ne derken, evet hareket ediyormuş meğersem. Pır pırlama ya da hava kabarcığı şeklinde tabir edebilirim. Normalde bir sevgi kelebeği tepkisi vermem gerekirken "Noluyor lan!" modundayım. İçimde de hala bir nebze analık kırıntısı yok :) Sidar bile benden daha hisli. Her durumda öküzlük bu olsa gerek :D Bilişsel ve psikomotor mesuliyetlerimi yerine getirsem de (bebekler için klasik müzik dinlemeler, gece kitap okumalar gibi) duyuşsal açıdan sınıfta kalıyorum.

Geçtiğimiz hafta başı evde yerleşik yaşama geçmemizle birlikte hemen sporuma geri döndüm. Bu hafta dört gün güzel yürüyüş yaptım (takriben 15-17 km yürüdüm) bir gün de ağırlık çalışabildim. Yediğime içtiğime de dikkat ediyorum. Gecenin bir yarısı tıkınmak istesem de tıkınmıyorum. Çünkü biliyorum ki gönlümce yediklerimi yakamayacağım. 

Elimden geldiğince sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Örneğin, sabah kahvaltısında 2 dilim ekşi mayalı tam buğday ekmeği, 2 haşlanmış yumurta ya da yağsız omlet, biraz zeytin biraz da peynir yiyorum. Zaten beni öyle bir tutuyor ki saat 3'ten önce karnım acıkmıyor. Arada ise bir su bardağı kefir içiyorum. Çalışmayan bağırsaklarımın en büyük dostu :) Öğlen için menüm bir kase çorba, yeşil mercimek yemeği, yoğurt ya da ayran şeklinde. Akşam üstü kafeinsiz kahve, yeşil çay yanına da bir kare çikolata yiyorum. Bazen de bir tane mandalina. Akşamları ise et ve salata. En son duruma göre sütlü tatlı yiyebiliyorum. Özetle çok doyurucu bir kahvaltı ile güne başlayıp öğlen baklagil akşamları ise protein ve yeşillikle kapatıyorum. 

Fakat bana biri gelirse ya da dışarı çıkmış olursak işler çığırından çıkıyor. Haftasonu kardeşim bendeydi hem spor yalan oldu hem de yemediğimiz şey kalmadı. Ama iki haftadır cips yemediğimi farkettim. Demek ki yemeden de yaşayabiliyormuşum. 

İyi kötü yeme içmeye dikkat ve arada sporla 20. gebelik haftama girerken 2.8 kg almışım herhalde iyidir diye düşünüyorum. 

Bunların dışında artık iyicene karnım çıktı. Dar bir şey giyince direk belli oluyor. Evdeki külotlar dikiş izlerinden sıkmaya başladı. Bende Marks&Spencerdan %100 koton çamaşırlarından aldım. Ne olur ne olmaz diye 38 beden aldım. Umarım totomdan düşmezler :) Ayna karşısında çatlak arayışlarım ise son sürat devam ediyor.

İşte ben ve göbek :)

19. hafta hamilelik

Şimdi çok üşenmezsem Ebru Şallı ile pilates yapıp duş alıp yatmayı düşünüyorum. Ne de olsa pilates için çok ideal bir saat (00.10) Kesin yapmıycam :)

Herkese iyi geceler diliyorum.ç


29 Kasım 2014

FLORMAR EYEBROW FIXATOR MASCARA

Her zaman -tamam yalan olmasın lise ve üniversite hariç- doğal kaşlardan yana oldum. Zaten takriben yıllardır da kaşlarımı aldırmıyorum.

Birinci sebebim çoook canım acıyor, o derece ki lazer epilasyon bile bence daha acısız :) Ayrıca suratıma bu kadar yakın durup uğraşmaları hoşuma gitmiyor. İp falan desen hiç sürdürmedim cımbız-makas ikilisiyle aldırdığım zamanlar idare ettirdim. İkinci sebep ise gerek duymuyorum. Sanki doğal kaşlar daha genç gösteriyor. 

Kaşlarımı aldırmamamın kötü yanı gün içinde güzelce birbirlerine karışıp ayrı telden çalmaları :) Kendileri birazcık uzunlar. Fırçayla tarasam bile karışıklığın önüne geçemiyorum.

Neyse duydum ki flormar kaş maskarası çıkarmış. Gittim aldım, kullanıyorumda. Önceden şeffaf maskara falan denemiştim ama onlardan pek memnun kalmamıştım. 



Bence ürünün iyi yanı ufak olması, aynı zamanda ürünün kötü yanı da tek tarafında kıl olduğundan ve içindeki de kaygan olduğundan sürerken bir anda elinizde dönüvermesi. O zaman da fırçalı kısım değil düz kısmı bir anda kaşlarınıza sürüvermiş oluyorsunuz. İşin özü zırt pırt elimde dönüveriyor. Onun dışında sabitlemesi falan idare eder. Yani alınabilir. Zaten fiyatı da 12 TL oldukça uygun. Bunu bitirince mac'in ürününü denemeyi planlıyorum. 

Ama kaşlarımı aldırmak mı işte onu asla düşünmüyorum :)

25 Kasım 2014

Neler Oluyor Hayatta

17+5'den herkese selamlar :)

Oldukça tembel geçen bir on günden sonra ancak bugün sporuma devam edebildim. Geçen hafta beyimin üst üste nöbetleri olunca ben de kendimi eve (ev derken ailemin yanına) attım. Orada da sokağa çıkmayı reddederek güzelce yedim içtim ve yayıldım :)

Kardeşimin "Sokağa çıkalım mı?" Ben "Yok yaaaa, hiç canım istemiyor!", "Sinemaya gidelim mi?" "Aman, boşver yaaa!!!"  ikili diyaloglarıyla üç günü geçirdim. Cuma akşamı da İstanbul'a geri döndüm. 

Geçen Salı doktora gittiğimizde de herşey yolundaydı. Cinsiyetinin de %99 kız olduğunu öğrendik. Yay! %1'de tıbbın yanılması olabilirmiş :)


Muayene esnasında kendileri yine bağdaş kurarak (yoga pozisyonu-namaste bebişim) bir an dirense de akciğerinden problemli sigara tiryakileri gibi gümbür gümbür öksürmemle pozisyonunu değiştirtebildik ve cinsiyetini de öğrendik. Velhasıl evin pembe olan %40'lık oranını böylece %90'lara ulaştırmak için bana gün doğdu. Ayrıca yıllardır biriken Hello Kitty ıvır zıvırlarına da ortak çıktı :) Zaten evrene yolladığım sinsi mesajlardan biri de kız bebek idi. Böylece o da gerçekleşmiş oldu. Teşekkürler evren, ne istediysem veriyorsun :)

Yavrunun bağdaş kurmasını "Kız olduğu göstermemesinden belliydi!" şeklinde yorumlayan canım pastoral düşünceli ahlak savunucusu yakınlara da buradan selam olsun. O da hep onu düşünüyordu zaten!!!

Diğer gelişmeler sadece 2 kilo almış olmam. En son 16+4'de tartılmıştım. Aradan bir hafta geçti aile evinde kalmanın mutlak acı sonuçları olacaktır. Doktor da "Takmayın bu kadar kilonuza" desede bu konuyu obsesyon yaptım...

16. weeks of pregnancy

Yukarıdaki fotoda da görüldüğü üzere henüz bende bariz bir şey yok. Olanda ayva göbeği sanırım :) Elbet dombay gibi olacağım ne kadar geç o kadar iyi.

Bir sürü kitap sipariş etmiştim. Fırsat buldukça onları okuyorum. Bebeğinizin Beyin Eğitimi ve Hypnobirthing kitaplarını okudum. Hypnobirthing kursuna gitmeyi düşünmüyor değilim. Helin'in aldığı "Ailem Hayatım" günlüğünü dolduruyorum arada sonuçta çok güzel olacak bence.

Bugün kendime 3 adet hamile lohusa geceliği aldım. Bir allahın kulu çıkmasın ki bana o beyaz dantelli tüllü şeyleri giydirmeye kalkmasın valla avazım çıktığı kadar bağırırım.

Annemler de "Sana hamile taytı bakalım mı? Hamile pantalonu alalım mı?" dediklerinde daha anca 52.5 kg olduğumu anlatmaya çalışıyorum. Hele bir 7. ay gelsin o zaman düşünürüz bunları. Tabii bir anda pilates topu yutmuşa dönmezsem.

Okuduğum kitaplardan güzel alıntılar yapmak istiyorum buraya, bir de aldığım gecelikleri koymak... Üzerinde bebek biberon bilmem ne çıngırak olan gecelikleri pjamaları asla giymeyeceğimden bildiğiniz geceliklerin büyük bedenlerini aldım :)

Görüşmek üzereee :)



11 Kasım 2014

Çatlaklarla Savaş

Hamile olduğumu öğrendiğimde başlıca araştırma konularımdan biri de çatlaklardı :) Baktım ki çatlaklar %90 ırsiymiş, ilk iş olarak anneme sordum "Sende çatlak oldu mu?" cevap yüreğe su serper cinsten "Hayır" şeklindeydi :) 

Yine yurtdışı bloglardan aldığım bilgiler doğrultusunda hamilelerin çatır çutur Body Shop Body Butterları kullandığını gördüm. Hemen de sevindim çünkü evde iki kavanoz Body Butter vardı. İlk aylarda onlara bulanmaya başladım. 

İlk trimester bitimiyle artık daha ciddi! çatlak ürünlerine geçmem gerektiğine karar verdim öncelikle işin ucuzuna kaçmaya karar verdim. Ucuzu derken Lierac, Bella Bee, Babelere geçmeden öncesini kastediyorum :) Hemen gittim Bio Oil aldım. 

hangi çatlak kremi

Hatta sonradan katıldığım bir etkinlikte bir tane de hediye verdiler böylece dörtlemiş oldum. Sanırım bir şişe bana yaklaşık 10 gün gidecek gibi gözüküyor. Vıcık vıcık bulandığımı düşünürsek :)

Bio Oile ek olarak Gratis %40 indiriminden yararlanarak yine Amerika'da çok tercih edilen Palmers Cocoa Butter'dan iki şişe alıverdim.


gebelikte çatlak kremi

Ek olarak da iki şişe badem yağı aldım ki onları da bir ara kullanırım diye düşünüyorum. Neredeyse 4. ay bitti sayılır bu ürünler bana 6.-7. ay sonuna kadar yetse o aylardan sonra da kısmetse pahalı olanlara geçerim :)

Bu aralar mütemadiyen her gece kabus görüyorum. Dün geceki kabusum ise dizlerime kadar tırmalama izi şeklinde çatlaklarımın olmasıydı. Sabah yeminle kalkıp bakacaktım az kalsın. 

Selülitlerim de çıktı ki doktora söylediğimde "Östrojenden yapacak bir şey yok. Her gün spor yapsan da farketmez." dedi. Küçük emrah gibi kaderime boyun eğmeye karar verdim :D

Şimdilik benden bu kadar, herkese mutlu haftalar :)




Hamilelikte Spor


Ne yalan söyleyeyim şimdi ömrümde hiç bir zaman spor bağımlısı bir insan olamadım. Sporu genelde zayıflamaya çalıştığım dönemlerde sıkılaştırıp diğer zamanlarda ya yapmadım ya da haftada bir falan zorla yaptım :)

Hamile olduğumu ilk öğrendiğimde başta ne yapacağımı bilemedim, doktorla konuştuktan sonra da tembellikten totoşumu 2-3 hafta kaldırmamakla direndim. Ki doktorum "Sen sınırlarını bilirsin kendini çok zorlamadan sporuna devam edebilirsin" dedi. Hatta illa hamile pilatesi ya da yogası yapmama bile gerek olmadığını söyledi. Bende normal grupla fazla zorlanacağım hareketleri es geçerek pilates bile yaptım.

Baktım kilo da almıyorum, yemeye içmeye ve yaymaya devam ettim. Taaa ki tv'de Criminal Minds'ın bir bölümüne denk gelene kadar :) Şimdi ne alaka diyebilirsiniz. Hemen izah edeyim. 

Çoğumuz Ghost Whisperer'dan Jennifer Lowe Hewitt'i biliriz. Bir çok farklı yerde de oynamıştı hatırlarsanız. Neyse abla eskiden aşağıdaki gibiydi.



Hayır, diziyi izliyorum ama kadının aynı kadın olduğuna inanmıyorum. Açtım internetten baktım meğer doğum yapmış ve kilolarından kurtulamamış hatta zayıflamıyor diye diziden de atmışlar. 






Yani Jennifer'ı görünce "Neden?" dedim. "Neden, neden, neden"... Nerede eski Jennifer nerede bu kadın. "Kim bu kadın?" Bunu görmek bana yetti. Bunun üstüne o hafta abartarak 2 pilates, 1 yoga, 6 gün yürüyüş falan yaptım. Ama sonraki haftalar tabi ki bu kadar yoğun geçmedi. Kendime öncelikle bir çizelge hazırladım. Bu çizelgeyi aslında makale yazımında kullanmak için almıştım ama neye niyet neye kısmet oldu. İşte her gün ne sporu yaptıysam ya da yapmadıysam yazıyorum. Bir de hangi günler balık yediğimi. 

Şu an düzenim haftada ortalama 4 gün. Hiç birşey yapamazsam bile haftada 4-5 günde ortalama 3-4 km yürüyüş yapmaya özen gösteriyorum. Ayrıca kendime Ebru Şallı ile Hamile Pilatesi DVD'si aldım. 




Pilates topumun tıpasını bulamadığımdan -kalem falan taktık söndü- ve dvdyi bi seferde -1.25dk- yapmak istediğimden daha başlamak kısmet olmadı. Olmadı alacağım yeni bir top napalım.

Yine de canım çok spor yapmak istemediğinden kendimi -bebeğe giden kan artar, -IQ'su 5 puan daha artar,-doğum kolay olur diye kandırmaya çalışıyorum. Baktım olmadı hamileyken çok kilo alp veremeyen kadınların hikayelerini okuyup, panikle spora koşuyorum.

Bende bu durumu obsesyon yaptım napiyim :)


Kullandığım Ürünler - Duş Jeli

Duş jeli kullanımına da Yves Rocher ile başlayıp onlar bitince Body Shop'a geçtim. 
Valla Body Shop içeriğini çok araştırmamakla beraber, baktım ki yurt dışında bütün gebeler kullanıyor, ben de 3 al 2 ödeden faydalanarak duş jellerini kaptım.

hamilelikte duş jeli

Duş jelleri Satsuma (greyfurt-portakal kokuyor), Hindistan Cevizi ve Wild Argan. Wild Argan kokusunu ağır bulsam da Marmara Forum mağazasında maaşallah hiç bir ürün kalmamıştı. Sürekli Çilek, Frambuaz kullandığım için de onları almak istemedim.

Herhalde bunlar beni 1-2 ay götürür gibime geliyor. Artık bekleyip göreceğiz :)

Kullandığım Ürünler - Şampuan

Merhabalar artık yavaş yavaş kullandığım ürünlerden bahsetme zamanım geldi :) 

Şampuan ve saç kreminden başlamak istedim nedense. Öncelikle daha önceden almış olduğum Yves Rocher şampuan ve saç kremi ile yola başladım.

hamileler için şampuan önerileri

Fakat bu şampuan normal zamanda saçlarımı zaten yağlandırırken, ilk trimester de saç yıkamamın akabinde kendimi bir haftadır saçlarımı yıkamıyormuş gibi hissetmeme yol açtı. 

Böylece bende değiştirmeye karar verdim. Aslında aklımda Watsons da satılan bir marka vardı. Şu an adını hatırlayamadım ama o da doğaldı. Benim saçlarıma uygun versiyonunu bulamadığım için bende Naturals Nude'da karar kıldım :)



hamilelikte kullanılacak ürünlerhamileler için şampuan önerileri


Her ne kadar korkunç fotolar çekmiş olsam da şampuanın ve saç kreminin içeriği %96 doğal ben de gönül rahatlığı ile kullanıyorum. Ayrıca yağlandırma falan da yapmadı. Şimdilik oldukça memnunum tavsiye de ediyorum :)

1 Kasım 2014

Bir Aşerme Macerası :)


Geçen hafta Salı günü kocişe dedim ki "Bu salon Tombi kokuyor" o da "Yok sana öyle geliyor, ayak kokuyor" diyerek midemi bulandırdı. Sonra "Gidip alayım mı?" dese de "Aman yok bu saatten sonra yemeyim boş kalori" dememle konuyu kapattık.

Ertesi gece "Yine Tombi kokuyor" diye isyan etmemle, dayanamadığıma karar verdim. Ve kocayı yan sokağa, yani beş dakikalık mesafeye Tombi almaya gönderdim.

Aradan 20 dk geçti adam piyasada yok. Merak ettim aradım haliyle alt tarafı büfeden Tombi alıp gelecek yani atla deve değil ya :)

(Peki şu satırları yazarken canımın mücver çekmesi neyse:)

Konuyu dağıtmayalım aradım kocamı dedim "Neredesin?" -"Valla hiç bir yerde Tombi kalmamış arabayla benzin istasyonuna gidiyorum, sen hala Tombi satıldığına emin misin?" dedi. Ben de "Tabii ki eminim daha geçen hafta aldık ya, daha neler!" dedim. 

Bu arada da Tombi bulamamasına inanamıyorum. Watsap'dan kız kardeşime yazıyorum. "Sidar Tombi almaya çıktı, hiç bir yerde bulamamış arabayla arıyor" diye. Dilara'da "Hay allah ben İzmit'ten getirirdim gelseydim" diye cevap yazıyor. Aradan bir dakika geçti geçmedi watsaptan yeni bir mesaj, baktım Dilara'dan "Abla sen Tombi diye mi arattırıyorsun Sidar Abi'ye" deyince bende jeton düştü.

İstediğim şey Cheetos fıstıklı ama ben ona Tombi diyorum. Zavallıma da 1990'da artık kaçta tedavülden kalktıysa onu arattırıyorum.



Neyse kocaya gerekli açıklama yapılmak suretiyle cheetos fıstıklıya kavuşuldu. İki paket yenerek aftlara davetiye çıkarıldı. 

Ama bizim zamanımızda bunun adı Tombi'ydi. Ben hala doritosa da panço derim napalım :)

İşte aşerme maceramız da böyle gülme krizleriyle sona erdi :D


İlk Trimesterin Özeti

Evet sevgili arkadaşlar "Ne hamile miyim? Bebek mi? Nasıl yani?" gak guk derken ilk trimesterin yani 13 ayın sonuna geldik.

Bulantısı, hassasiyetleri olanlar varsa müjde onlar da ilk trimester sonunda kayboluyormuş. Peki ben bu ilk dönemi nasıl geçirdim özetle.

Buradan da paylaşmıştım hatırlarsanız ilk beş altı hafta hatta yediye kadar kafayı yemiş bir haldeydim. Sonra yavaş yavaş duruma kendimi alıştırıp tabiri caizse kabullenme yaşadım. 

Midem neredeyse hiç bulanmadı. Bir iki kez sevgilimin parfümü sağolsun beni öğürtmedi değil :) O an iğrenç koktu. Uyku yapmadı. Ama normalde sabah yatıp öğlen kalkan ben, birinin "Ay çocuk da annenin uyku düzenini kapıyormuş daha anne karnında" demesiyle "Laaann yanarız" diyerekten sabah dokuzlarda kalkmaya başladım :)

Göğüsler aldı başını gitti, 12-13 yaş hassasiyetime geri döndüm geldim. Ama tahminen 1-2 hafta öncesine kadar bu durumda ortadan kalktı diyebilirim. Yok ama küçülme yok tabi, büyüme durdu. Ekstra kopça-kanca adını unuttum temin edilerek, balensiz bir sütyen alınarak -hiç memnun kalmadım kullanmıyorum diyebilirim Penti'den almıştım- sorun çözülmeye çalışıldı.


Ağlamam, zırlamam; duygusal iniş-çıkışlarım olmadı. Aşermem hiç olmadı. Beni tanıyanlar zaten bilir boğazıma oldukça düşkün olduğumdan non-stop canım bir şey çeker. Küçük bir aşerme macerası gibi bir olay yaşadım diyebilirim ama ayrı bir post atayım :)

Çatlak henüz çıkmadı ama bilumum en ucuz yağları kremleri aldım -ya evet pintiyim- :) Annemin doğumlarından sıfır çatlakla çıkması da beni oldukça rahatlattı diyebilirim. Çünkü ırsiymiş :) Yaşa anne!

Kilolara gelecek olursak 11. haftaya kadar sadece yarım kilo almıştım sanırım buradan da yazmıştım. Fakat 13. haftanın sonunda tartıya çıktım bir de ne göreyim 1.600 gr almışım. Beynimden vurulmuşa döndüm. Kendimi sağlıklı hayata spora adadım. Çünkü amacım ilk trimesterde hiç kg almamaktı ama Mc Donalds'tan lezzet kutusu A-B söyleyip gece yarıları löp löp götürünce sonuçta böyle oldu :) Oysaki annem sadece altı kg almıştı. Şaka mısın anne!!!

Yediğimi içtiğimi, yaptığım sporları ve de çatlak kremlerimi kısaca ayrı bir postta yayınlarım. Selülitler artmak suretiyle üst bacakların yarısına kadar indi. Kılcal damarlar alt bacak ve göğüslerde iyice meydana çıkarak bir cadılar bayramı görünümüne kavuştu. 

Veeee sürekli insanın çişinin olması. Spor yaparken koşu bandının üstünde, seminerin ortasında, biri size ciddi bir şey anlatırken o hep var :) Yatıyorum mesela iki saat sonra noluyoruz diye uyanıp hop tuvalete... Sabahları çok sık kalkar oldum 6 civarı tabii ki çişe gidip üstüne de hemen uyuyamıyorum. Bir de böyle bir handikabımız oluştu. 


Bir de çılgınca su içiyorum. Sanıyorum günde 4 litreyi rahat buluyorumdur. Doktor "Oh ne güzel" dedi ama eğitimde de başka bir doktor (hani şu geçen gittiğim eğitim) ileri safhalarda gebelik şekerinin bir göstergesi olabileceğini söylemişti. Olmadı sorarım. Yani hele bir ara öyle bir susuyordum ki sabah gözümü açıp çöllerde sürünmüşçesine "SUUUUU!!!" diye koşturuyordum :)

İşte benim ilk trimesterim böyle geçti :) Siz de yazın paylaşın. Unuttuğum bir maceram kalmadı sanırım.

Aşağıda da ayva göbeğim 

end of first trimester

Sevgiler



18 Ekim 2014

Essie'den Oje Aldım

"Alsam mı almasam mı bir ojeye 17 tl verilir mi verilmez mi" (yani nelere o parayı vermiyorum ya neyse) derken "Alayım yaaa" dedim. 

Arkadaşlar çok ciddi söylüyorum. Her kuruşu helali hoş olsun :) Süreli 2 günü geçti elimi sulara soktum çıkardım, banyoya girdim çıktım ucundan gitmedi bile!

Yani hem zehirsiz sağlıklı oje, hemde bir o kadar dayanıklı. Şu an boyner anahtarı olanlar için 24 tl'den 17 tl'ye düşmüş. Gerçekten kullanıyorsanız alın ya da almayı düşünüyorsanız kaçırmayın bir şans verin pişman olmayacaksınız.

Açıkçası China Glaze hem akabinde uçlarından gitti hem de bence o oje "sucuk" kokuyor. :)
Acaba hamileyim diye mi bilemedim. O ikili paketi alacağıma bir essie daha alırdım :(

essie oje yorum


Aldığım renk "russian roulette" kırmızı ojeyi zaten sevdiğimden bunu da çok beğendim. Sürümü kolay, yol yapmıyor, çabuk kuruyor. 

Hormonlar sağolsun tırnaklarım çılgınca uzuyor bir o kadar sağlamlar :)

hamileyken essie


 Üstteki foto ışık yüzünden turuncu gibi çıkmış. Alttaki renk daha doğru yansıtmıştır. İki kat sürdüm :)


Bir sonraki boyner gününde yeni bir renk lalala :) Var mı essieden numara tavsiyeleriniz :)






Doğuma Hazırlık Kursu

Kendime yoga kursu ararken Memorial Ataşehir'de hamileler için yoga kursu olduğunu keşfetmiştim. Tabii ki hemen kaydımı yaptırdım. Kurs başlayalı çok oldu ama 12 haftayı henüz tamamlamadığım için ben kursa başlayamadım. Kısmetse haftaya artık.

Memorial'da kaydım olduğu için geçenlerde cep telefonuma "Doğuma Hazırlık Kursu" şeklinde sms geldi. Hemen aradım ona da kaydoldum :)

Perşembe günü ilk dersimizi yaptık. Aşağıya kursun planını ekliyorum. 

ücretsiz doğuma hazırlık kursu

Oldukça interaktif geçtiğini belirtmek isterim. Gebelikte ilaç kullanımı, doğum çeşitleri, testler, karşılaşılan rahatsızlıklar vb. birçok konudan bahsedildi. Ben çok memnun kaldım dürüst olmak gerekirse :)

Sağolsunlar böyle minik sandviçler, ayran, su ve ufak bir hediye çantası hazırlamışlar. Tabii herkes hamile olduğundan ve kocasıyla geldiğinden araya bile hiç bir şey kalmamıştır diyebilirim. Yine arada tuvaletin önünde uzun bir çiş kuyruğu olduğunu söylememe de gerek yok herhalde :D

Çantanın içinde hafta hafta gebelik, bebek bakımı, magnet, kalem, not defteri ve Johnsons babynin ufak bir hediyesi vardı. Bazılarının çifter çifter aldığı da gözümden kaçmadı hani -ayıptır- :)


ücretsiz gebelik kursu


En çok da şu CD'nin içindekileri merak ediyorum. Broşürlerde işe yarar gibi. Belki hala kurs için kayıt olabilirsiniz. İnanın faydasını göreceksiniz :)




13 Ekim 2014

Ufak Bir Gratis Kaçamağı

Her ne kadar ilk üç ay oje sürmeyin deselerde ben sağlıklı güvenilir bir oje sürmeye karar verdim. Evde zaten sıkıntıdan patlamış vaziyette olduğum için Novada Gratise uğrayayım dedim. 

Geçen Novada'daki Gratis'e gittiğimde China Glaze olup olmadığını sordum çünkü o karmaşıklıkta bulamadım. Kız da bana "Yok biz satmıyoruz" deyince -dünyadan haberi yok- bayağı şaşırdım. Neyse bugün aradığımı buldum. Yanına da iki saçma ürün aldım :)

hamileler için oje

Şu saç bantlarını kafamda durmayacağını bile bile -ay kız belki de durur yarappim- yine de aldım. Bence kafamın arkası kare ve hiç bir bant durmuyor. Ama sporda da çok suratıma geliyor. Yine de şansımı deneyeyim. Silikonu falan var. Belki mıh gibi yapışır.

Aldığım ojeler ikili satılanlardan en kış aylarında kullanılası oje ikilisi bu geldi bende hemen aldım. Her ne kadar kutuyu parçalasam da neden china glaze'i rahatça kullanabiliriz -herhalde kullanabiliriz- aşağıdaki fotoda görebilirsiniz :)

hamilelikte kullanılabilen ojeler


Bu arada ojeleri yaklaşık bir saat açamadık. Sonra buhara sıcağa tuttuk da açıldı. Açılmasaydı gratise geri götürmek üzereydim o derece :) 
Evet iki renk aldım birisi "Rainbow" tahminimce sedefli babanne ojesi, ikincisi de kırmızının yandan yemişi "Treat me like a queen" baş parmağıma sürmüş bulundum resim çekerken. Geri parmaklara da sonradan sürüverdim :) 

zararsız oje


Sanırım biraz bunlarla oyalanıp, essie falan alacağım. Tamam çok oje sürdüğüm yok ama şu an sağlıksız falan dedikleri için sürekli oje süresim var :) Neyse bunları biraz içime su serpilerek sürüyorum. Gerçi 5. haftada da kuaförde oje sürdürmüştüm ama o da organikti. (yani en azından bana öyle demişlerdi)

Bir de göz makyaj temizleyicisi aldığımı görmüş olabilirsiniz. Diadermine çift fazlı almış olduğum dünya berbatı, rezil rüsva  makyaj çıkarıcıdan ne kadar kötü olabilir deyip aldım. Malum 25 tl üzeri alışverişe 5.90'dı benim de işime geldi :)


Hamilelikte daha neler kullanıyorum artık bol bol yazarım.

Herkese iyi geceler :)

10 Ekim 2014

2014 Doğum Ücretleri

Merhabalar hamile olduğunuzu ilk öğrendiğiniz andan itibaren bir doktor arayışı başlıyor. Hangi hastane, hangi doktor, özel muayenehane mi düşüncesinin yanı sıra, doktorun normalci mi sezaryenci mi olduğu da önemli.

Açıkçası sezaryene girip aylarca ağrı çekeceğime önceden çeker bağıra çağıra doğurur akabinde ayağa kalkarım diye düşünüyorum. Tabi ki herşey  hayırlısıyla sorunsuz giderse :)

Bu nedenlerden dolayı öncelikle oturdum normal doğumcu doktorları araştırdım. Bloglar forumlar aldım elime bir defter liste yaptım, hepsini tek tek aradım :) Fiyatları paketleri öğrendim...

Araştırma sonuçlarımı paylaşmaktan gurur duyarım :) Umarım yasaldır :)

Öncelikle İstanbul'da bulduğum ve isimleri sık sık geçen memnun kalınan normal doğumcu doktorlar şu şekilde; Gülşen Barçınlı, Kübra Taman, Can Yener, Herman İşçi, Faruk Buyru, Murat Emanetoğlu, Cem Öncüloğlu, Hakan Çoker, Selçuk Somer, Dilek Yağmur şeklinde idi. 

  • Dilek Yağmur özel muayenehanede hizmet veriyormuş. Muayene ücreti nakitte 140, kredi kartına ise 160 tl şeklinde. 


  • Hakan Çoker ise Nişantaşında yine özel muayenehanede çalışıyormuş. Nakitte 250 tl, kredi kartına ise 310 tl şeklinde.  


Düşündüm taşındım dışarıdan doktora gideceksek bir de tekrar hastane ayarlamaya uğraşacağım. Yani kolay olabilir ama ben çok üşendiğim için özel hastanede çalışan doktorlardan devam etmeye karar verdim :)

  • Gülçin Barçınlı Özel Göztepe Hastanesinde çalışıyormuş. Kendisinin ücreti 140 olup, normal doğum 2850 tl, epiduralli normal doğum 3200 tl. Sezeryan 3250 tl, epiduralli sezeryan 3400 tl. (SGK indirimli fiyatlar)


  • Cem Öncüloğlu Kozyatağı Acıbadem'de çalışıyor. Herhangi bir özel sigortanız yoksa muayene ücreti 265 tl. Doğumlar ise Kadıköy Acıbademde oluyor. Normal doğum 9740 tl, epiduralli normal doğum 12.124 tl. Sezeryan 13.726, epiduralli sezeryan 14.465 tl.


  • Anadolu Sağlık Merkezinde ise normal doğum 7855 tl, epiduralli normal doğum 8025 tl. Sezeryan 9050, epiduralli sezeryan 9375 tl. (Özel sigortası olmayanlar için ücretler)

Hastanelerde paket fiyatlarına normal doğumda bir gece, sezaryende 2 gece kalma ve bebeğin ilk bakımları dahil. 

Ayrıca Acıbadem'de saçınıza falan fön çekiyorlarmış :) Maazallah resimlerde kötü çıkmayalım :) Yine Acıbadem'de isterseniz 300 tl verip suit odaya geçebiliyormuşsunuz.

İşte 2014 yılı doğum paket fiyatlarından bazıları. Umarım az da yardımı dokunmuştur. Biz yola Acıbadem ile devam etmeye karar verdik. Bakalım yarın ikinci randevumuz var. 

Sooo, lets cross our fingers :)

Güzel haftasonları :)






Herkes Uzman Olursa



  • Senin her gün bir yumurta yemen lazım... 
  • Senin çok süt içmen lazım...
  • Balık, haftada en az iki...
  • Ay, kendine çok dikkat etmen lazım...
  • Ağır kaldırma...
  • Hoplama, zıplama...
  • Yediğine içtiğine dikkat ediyor musun? -Hayır, sana ne-
  • Kola mı, asla içmedim! Sende içme!
  • Fast food hayatta yemedim..
  • Aman eti elleme...
  • Sakın şarküteri yeme... -Sucuk, salam çok güzel sende yesene-
  • Çok uzun yürüme...
  • Kendini yorma...
  • Tuzu azalt...  
  • Uçağa binme?... -Işınlanmak güzel olurdu!-

Yani bu liste böyle uzayıp gidiyor. Kime "Ay hamileyim" desem başıma anında bir kadın doğum uzmanı, bir çocuk, bir aile hekimi, bir ebe, bir beslenme uzmanı kesiliyor.

Yağmur gibi tavsiyeler. "Şunu yap, bunu yapmalar". Hayır yine anne olanlar bir derecede, doğurmamış olanlara ne demeli. Sanki 39 çocuk doğurmuş nereden biliyorsunuz arkadaş bunları. Yalan yanlış! Anneme şöyle dedim "Lütfen ben sana sormadıkça bana bir şey söyleme!" Anlaştık ikimizde çok mutluyuz :)

Yani sürekli konuşanlara da "SORDUK MU?" demek istiyorum. Allaha şükür okumamız yazmamız var. Eski araştırma görevlisiyiz ne arasak buluyoruz. Yeme içme kısmına gelince zaten evde doktor var. Mutlu olacağım gibi yiyorum işin açıkçası. Canım ne çekerse artık :) 



7 Ekim 2014

Yolun Sonu Topaçlık mı :)

Merhabalar :)

Sanırım yavaş yavaş hamilelik fikrine alışmaya başladım. Bana kalsa yarın doğuracağım çünkü istifa ettim ve evde daha iki yıl hatta iki buçuk yıl oturacağımı düşünürsek -tabi son hızla iş hayatına geri dönmeye çalışmazsam- kendime arkadaş arıyorum diyebilirim.



Sürekli İstanbul'da olan arkadaşlarımla buluşmak istiyorum. Amma velakin hepsi doğal olarak çalışıyor. Kimse de benle görüşmüyor.  Kendime ev hanımı arkadaşlar edinmem lazım :)




Bende fırsattan istifade kendimi mutfağa adadım. Fakat kendimi mutfağa adamak için sanırım oldukça kötü bir zaman seçtim. Bu gidişle soluğu diyetisyende almam gerekebilir.

Şimdi kilo durumuma bakacak olursak gebeliğin ilk haftasının başlangıcı son regl başlangıç gününüz oluyor. Kayıtlara geçen en zayıf halim bu ilk haftanın içinde yani 27 Temmuzda tam tamına 48.9 şeklindeydi. Tabi arkasından tatile gittik biralar, rakılar, cipsler, patates kızartmaları dukandan da çıkmış olan ben iyice ortamdan koptum. 

Bir sonraki ciddi tartılışım ise durumu da öğrendikten sonra 5 Eylül'de (gebeliğin 43. gününde takriben 6. haftada) oldu. Kilom ise 50.3 (gerçi bu benim tartım değil babannemin tartısı idi).

Diğer tarihler ise şu şekilde 12 Eylül 50. gün 50.6 (50. gün 7. hafta); 26 Eylül 50.7 (64. gün 9. hafta).

Bugün 7 Ekim ve korkudan tartının üstüne çıkamıyorum :(

Annem hamileliğinde 6 kilo almış. Sanki bir Ebru Şallı hala inanasım gelmiyor. Ayrıca bir aydır kılımı da kıpırdatmadım. Spor bilmem ne hak getire.

İçimi dökeyim dedim burada. Hem dertliyim hem de dana gibi yiyorum. Allah sonumu hayır etsin :D

İyi geceler 






5 Ekim 2014

Bandage/Bodycon Dresses

Oldum olası Herve Legder'ın bandage elbiselerine bayılıyorum. Şu an alamayacak olsam da -zaten artık ev hanımıyım istesemde alamam- bakmaktan zarar gelmez :)

Bakın neler beğendim...



İşte bir kına elbisesi



Mezuniyette hatta düğünde gelinlik niyetini





Bunu da bir kokteylde... -Öldük kokteyllere katıla katıla :)-





Bu da ya mezuniyet ya düğün aslında nişan da olur :)











Üsttekini de evladımın düğününde giymeye karar verdim :D Tabi o zaman durum bandaj elbise giymeye müsait olur mu bilmem... O nedenle çocuğu çabuk evlendirmeli :)









Benzer elbiseleri 10'da bir fiyatına Bebe'de de bulmak mümkün. İncelemek isteyenler için http://www.bebe.com/Dresses/Bodycon/pc/197/204.cat


Sonuçta ben düdük makarnası olduğumdan-ufak tefek bodycon ya da bandage elbiseleri kendime çok yakıştırıyorum.

Haydi iyi bayramlar :)



25 Eylül 2014

Benim Dışımda Herkesin Mutlu Olduğu Zamanlar

Uzun zamandır neresinden başlayıp nasıl yazacağımı bilemediğim bir durumdayım. Hani kafama göre bir iş bulmuştum diye yazmıştım ya bir önceki yazımda, arkadaşımı arayıp durumu kesinleştirmeden önce yaptığım şey ise gebelik testiydi. 


Resimden de anlaşılacağı üzere sonuç pozitif, bense dumur vaziyetteydim. Açıkçası planlanmış ama planlanmamış bir durumdu. Kafamdan bir kaç ay uğraşırız bende bu arada kendimi psikolojik olarak hazırlarım diye düşünüyordum ki, zart diye oluverdi. Arkadaşıma anlatttım "Ceketini assa hamile kalacakmışsın" dedi.

Çocuğu çocuk sevdiğimden değil nasılsa yapılacak diye düşündüğümden, iş değiştirmek için ya da işten ayrılmak için bahane bulamayacağımdan yapacaktım.

Şu an -yarın 9. haftaya başlıyoruz- haleti ruhiyem bu hafta başı itibariyle daha iyi olsa da önümüzdeki günler ne gösterir bilemiyorum.

Çünkü öğrendiğimden günden bu pazartesiye kadarki günleri "istemiyorum" diye bağıra çağıra ağlayarak, her gece kabuslar görerek geçirdim. Rüyamda ne kedi doğurmadığım kaldı, ne memelerimin karpuz kadar olmadığı... Herkes "Oy bebiş de falan filan" şeklinde sevgi kelebekleri şeklinde dolanırken, aklımdan geçen uçan tekmeyle insanları susturmaktı. 

Durum normal mi değil mi bilemem, bende ne bir heyecan ne bir mutluluk ibaresi. Bende işi durumu unutmakta buldum, en sevdiğim ifadeyle tüm olayı IGNORE ediyorum. Zaten doktora gitmesem hamile olduğumu da anlamıycam. Haaa bir de göğüsler var ki ergenliğime geri döndüm, inekliğe doğru uygun adımlarla ilerliyorum :)

Süreç beni o kadar çok korkutuyor ki, sonrasını zaten hayal edemiyorum. Etmek istemiyorum. 

Aklımdan çok pis düşünceler geçiyor, zihnimi okuyabilseniz suratıma tükürürsünüz :)

Neyse bak yazmak bana iyi gelmedi yine aklıma hamile olduğum geldi..... HOOOFFFFF.....


Bu arada sanmayın ki gebeşim diye hastane, doktor, yoga, pilates, bebek arabası vs. araştırması yapmadım. Tabi ki yaptım artık onlarda ayrı postlara kalsın. 

Türkçeyi katlederek yazdığım bu yazı için herkesten özür diler, aynı yollardan geçmiş anne adayları ve annelerden yardım beklerim.

Haydi görüşürüz :)

3 Eylül 2014

Yazmadıysam Bir Sebebi Vardı...

Şöyle bir evlilik hayal etmenizi istiyorum. Allaha şükür bizim aramızda bir sıkıntı yok. Bunu belirteyim de kafalar karışmasın. Ayrıntılara geçelim...

Şimdi size ev hayatımızı azıcık anlatayım. Kadın her gün Ataşehir'den İzmit'e işe gidiyor.  Günde yolda geçen süre 3.5-4 arasında trafiğe göre değişiyor. Şöyle dediğinizi duyar gibiyim "Biz de İstanbul içinde bu kadar süreyi trafikte geçiriyoruz".  "Tamam olabilir, saygılar benden". Siz alışık olabilirsiniz ama ben 6 ayda alışamadım, alışmam da mümkün değil. "Neden?" derseniz...

Ben evini işine göre ayarlayan tiplerdenim. Önce işi bulur sonra kalacak yerimi ayarlarım. Oturacağım yer mümkünse arabayla-taksiyle 15, toplu taşımayla yarım saat uzaklığı geçmemeli. Yani servis kullanıyorsam ve kaçırmışsam en kısa sürede işe ulaşabilmeliyim.

Uzun yol ile ilgili sorunlarım olduğunu İstanbul'da yüksek lisans yapmaya başladığımda fark ettim. Keza derse gitmeden önce derse yetişemem diye hiç bir gece uyuyamıyordum. Evet şu an servis kapının önünden alıp kapının önüne bırakıyor olabilir, fakat bir sorun "Acaba bu kız servise bineceğim diye geceleri uyuyabiliyor mu?" Cevap "Hayır". İstanbul'da tam zamanlı olarak yaşamaya başladığımdan beri hiç bir gece uyuyamadım. Her gece kalp çarpıntısı ve stres içinde yatıp dört gibi sızıyor, 6 gibi geri kalkıyorum. Serviste uyusam okulda ayılamıyorum, okulda ayık kalmaya çalışsam, geri döndüğümde evde koltukta sızıp ertesi gün işe gidiş saatinde uyanıyorum :)



İşte benim açımdan evlilik hayatı böyle geçiyor, çok kendimi zorlarsam yemek saatinden sonra sızıyorum :) Şimdi durumu birde kociş tarafından ele alalım. Doktor, 24 saatlik nöbetler dersem fazla da detaya girmeme gerek kalmıyor bence.Özetle o bir tarafta ben bir tarafta kendimizden geçiyoruz. 



EVLENDİĞİMİ ANLAMADIM ARKADAŞ!

"Mızmızlanıyor" demeyin arkadaşlar. Herkesin yapacağı yapamayacağı şeyler var. Ben yapamıyorum. Gidemiyorum-gelemiyorum. Hatta en son yazın serviste kalkınca günlük yol parası yaklaşık 60 tl tutunca İzmit'te evde kalmaya karar verdim. Ne oldu, haftada bir görüşmeye başladık...


Oturduk konuştuk. Sonuçta mutsuzum. Kocam da şöyle dedi "İşini sevsen yol sana bu kadar batmazdı." 



"Aaaa evet işimi de sevmiyorum, unuttum ya"... Başka alanlarda yapılanları evirip çevirip uyarladın mı senden başarılısı yok :)  Bunların memlekete-evrene bir faydası var mı? O da yok. Maneviyat sıfır. Elde var sıfır. Bu arada araştırma görevliliği demek ayıya dayı demek. Yapabiliyor muyum? Tabiatıma ters, denedim yapamadım :) Akademik hayat desen, iki yılda yeteri kadar midemizi bulandıracak şey gördük. Akademik hayat akademik hayat değil, bir Dallas bir Yalan Rüzgarı :) Tabi bundan zevk alan mazoşist arkadaşlar olabilir, onlara da saygı duyarım. Ben çok mu asistanlık yaptım, yalan olmasın neredeyse hiç yapmadım. Ama dersten, ders çalışmaktan kaçmadım. Çünkü ders çalışmayı severim, seviyorum işte...




Konu çok dağıldı. Sadede geleyim. İşten ayrılmaya karar verdim.  


Hatta kendime yeni bir iş bile buldum. Sonra neler mi oldu?



Devamını sonra yazarım artık :)