28 Haziran 2014

Solante Antiox SPF 50+ Anti-Aging Etkili Güneş Koruyucu Losyonu

Suratımın kusmayacağı hafif dokulu kremlerden biri de işte bu :)

Her ne kadar geçen sene anneme kakalamaya çalışsam da -o zaman niye beğenmemişim bilemiyorum- son aldığım biodermadan da memnun kalmayınca Solante Antiox SPF 50+ Anti-Aging Etkili Güneş Koruyucu Losyonuna bir şans daha vereyim dedim.

İyi ki de vermişim. Hiç bir ağırlığı, kokusu yok. Hemen emiliyor, yapış yapış suratta kalmıyor. Elinizi yüzünüze sürünce bulaşma da yapmıyor.

Valla çok memnunum hatta kılcal damarlı ciltler için bir versiyonu da mevcutmuş. Burnumun etrafında kılcallanma var, o yüzden bu bitince ondan almayı düşünüyorum.


yağsız güneş kremi

yağsız güneş kremi


Dukan Yemeklerinden Seçmeler



Geçmiş haftalardan yapmış olduğum Dukan yemekleri :)

Ya beş ya dört kilo verdim  49'larda geziniyorum <3

dukan recipes
Dukan ekmeği ve limonlu kurabiyeleri


dukan recipes
Dukan usulü hünkar beğendi

dukan recipes
Beyaz peynirli salata

dukan recipes
Kabaktan lazanya 

dukan recipes
Çilekli dondurma

dukan recipes
Zeytinli çörek

dukan recipes
Dukan pizza

dukan recipes
Hardal soslu brokoli somon-buharda

dukan recipes
Soya soslu tavuk

dukan recipes
Dukan çikolata soslu kek

dukan recipes
Dukan iskender

dukan recipes
Peynirli poğaça

dukan recipes
Karnıyarık

dukan recipes
Fesleğenli omlet



Bioderma Photoderm Max Ultra Fluid Güneş Kremi

Malum havaların iyice ısınması ile bende çılgın bir güneş koruyucu krem arama telaşı başladı.

İnternetten aradım bakındım yağsız (oil free), suratımdan taşmayacak, sivilce yapmayacak bir ürün aradım. Arama tarama çalışmaları sonucunda  Bioderma Photoderm Max Ultra Fluid Güneş Kremi'ni buldum.

Düşünmeden koşarak eczaneden gittim aldım ve PİŞMANIM.

Anneme verdim arkadaşlar.




Elbette her ürün herkes için uygun olmayabilir ama ben yağsız bir doku göremedim. Gün boyu suratımdan resmen taştı ve üstüne üstlük de sivilce yaptı. Diğer bir ifadeyle suratım kremi kustu.

Bu sonucun üstüne herkesin çok methettiği Kiehls'e bakayım dedim. Hani hafif yapıda 50 SPF bir kremi var ya onu gidip denedim işte o gerçekten güzeldi. Keşke onu alsaymışım en azından kullanırdım :(


Başka deneyeniniz var mı? Bana bozuk ürün falan mı denk geldi meraklardayım :)





Bioderma Sensibio H2O

Güneşli bir İstanbul sabahından herkese günaydın :)

Uzun zamandır ihmal ettiğim bloğa bugün hızlı bir geri dönüş yapayım diyorum.

Son zamanlarda kullandığım bir kaç ürünle başlamak istiyorum.

Sanırım benden başka kullanmayan kalmamıştır ama ben yine de hala hiç denememiş olanlar için 
Bioderma Sensibio H2O yazayım dedim.

en iyi makyaj temizleyici


Bu ürünü tek bir cümleyle özetlemem gerekirse "Artık başka makyaj temizleyici kullanmayı düşünmüyorum!" diyebilirim. 


Öncelikle diğer makyaj çıkarıcıların -memnun kaldığım çift fazlıların bile- gözde bıraktığı o vıcık yağlı his yok. Zaten dünyanın en berbat makyaj temizleyici ilan ettiğim ve şurada yazdığım  korkunç Loreal üç etkili makyaj temizleyiciden bahsetmek bile istemiyorum. İnsan maazallah görme duyusunu kaybediyor. 

Su gibi bir şey işte tertemiz. Hani bazen gözünüzü çıkarır ama yine içinden makyaj kalıntısı toplarsınız, tam temizlenmez. Ya da gözünüzün altı siyah siyah olur. İşte bu ürünle benim böyle bir sorunum kalmadı.

Gerçekten çok memnun kaldım. Dünya uyduruğu Loreal bitsin, -bitirmeden atamama huyum kurusun- bunlardan alacağım bol bol :)

Resimdekini öbür eve aldım da kendimin henüz yok :)

Memnun kalmayan yoktur diye düşünüyorum, yoksa var mı?

<3





5 Haziran 2014

Loreal Mythic Oil

Sanırım bu ürüne bayıldım. Kuaföre föne gidip -argan yağı şişesini yere düşürüp kırdığımdan- ihtiyacım olan bir saç yağı da aldım.

Mythic Oil aslında kaç zamandır aklımdaydı ama hep elimde ürün olduğundan ona sıra gelmemişti. 

Amma velakin iki haftadır kullanıyorum ve evet memnun kaldım. Dalgalarımı belirgin hale getirmesinin yanı sıra -hani saçlar tüy tüy olur ya onu azalttı işte- oldukça yumuşattı da. Elimi ne zaman atsam yumuşacık geliyor :)

mythic oil yorum


İşte böyle bence güzel bir ürün fiyatı da yaklaşık 50 küsür :)

Saç ve Tırnak İçin Vitamin

hsn formula vitamin kullanan

Bu gece dur durak bilmeden yazacağım sanırım. Tırnaklarım berbat halde olduğundan artık bir vitamin kullanmamın zamanı gelmişti. 

Gerçi Womens Ultra Mega kullandığımda yine tırnaklara az etkisi oluyordu, ama Womens Ultra Mega bitince Pharmaton'a geçtiğimden tırnak için ayrı bir ürün deneyeyim dedim

Kuzenim "Ben kullandım, çok da memnun kaldım" deyince, hemen alıverdim. 

Neredeyse bir haftadır kullanıyorum ve gerçekten işe yaradığını düşünüyorum. Saçlarım sanki daha canlı (Mythic Oil'den de olabilir) tırnaklarım ise cidden uzadı.  Bir arkadaşım da "Senin saçın mı gürleşti?" dedi. Yani lazere başlamışken, kıl tüy gürleştiren vitamin kullanmak da isabet oldu :)

Bu yüzden HSN'ye tam gaz devam :)

Dermokozmetik Alışverişim -Gitti Paralar-

Geçenlerde ekmek almak için çıktığım evden bir anda elim kolum dolu kremle dönüverdim. 

Aslında yüz kremim bitmiş, bb ve göz kremim de azalmıştı. Ekmeği almadan "Hadi bir eczaneye gideyim de vichy bb'yi deneyeyim olmadı bir de cilt analizi" yaptırayım dedim. 

Doğrusu Novada eczanesinde çalışan genç hanımı çok seviyorum. Her zaman güler yüzlü ve çok tatlı. Gözlerim onu arar halde analiz yapma makinesinin başındaki genç kadına yöneldim "Analiz yaptırabilir miyim?" diyerekten. 

Kendisi on karış suratıyla "Ne analizi" modundaydı. Utanmasa dövecekti. Sanki kırk yıllık arkadaşım gibi "Bak görüyor musun gözeneklerin çok dolmuşşşş" sorgular bit tavırla "Hangi kremi kullanıyoosın sen?" gibi laflarıyla laubali bir şahsiyetti. Ekranı göstererek "Bak görüyo musun lekelerin var!!" "Kırışıklıkların da çıkmış" Bu arada ben ekranı görmüyorum parladığı için, bunu da ifade etmeme rağmen ekranı falan da eğmiyor-çevirmiyor!

"Yani 29 yaşındayım, olur artık yavaştan kırışık" diyorum, yine "Hayır çok erken" şeklinde ağzımın payını alıyorum :) Sanki kendisi akranım, ne biçim çalışan anlamadım. Bir daha uğradığımda da söylerim yani neler yaşadığımı... Tabii onun orada olmaması lazım :) Döver möver maazallah : D

Neyse sonra benim hanım geldi de alışverişe başlayabildim.

İşte aldıklarım


dermo kozmetik ürünler


Termal suya pek ihtiyacım yoktu ama benim bey ne zaman araba kullanmaya başlasa uykusu geldiğinden suratına sıkıvermek için hanımlar : D

Gerçi deniz kenarında da fena olmuyor hani ferah ferah. Avene daha iyi dedikleri için Vichy, La Roche yerine bunu deneyeyim dedim.


nirvanesque yeux göz kremi yorum

Şu an önceden aldığım Nirvanesque ikinci şişedeyim. O daha çok nemlendirmek içinmiş. Bu ilk kırışıklara falan da iyi geliyormuş. Bakalım kullanıp göreceğiz :)

creme fraiche de beaute light krem kullanan

Bundan bir önce La Roche'un bir yüz kremini kullandığımdan bahsetmiştim. Ama ondan pek memnun kalmadığımdan, Nuxe'a geri döndüm. Şimdilik iyi gidiyor. Fakat kokusunu pek sevdiğimi söyleyemeyeceğim. 

Şimdi yukarıda aldığım vitamine de başladım da, ondan mıdır yoksa kremden midir bilmiyorum, sanki yüzümdeki hafif lekelerde ve gözenekli görünümde azalma olduğunu itiraf etmeliyim :)

clarifying cream mask nuxe

Maskeyi birazdan denemeyi düşünüyorum. Bu da gözenekleri temizliyormuş.

Bu arada cildim hassas ve kuru çıktı :) Ayrıca lekeler, kılcallar da cabası. Bakalım ürünlerimiz ne kadar işime yarayacak.

Vitamin ve BB kremden detaylı bahsetmek istediğim için başka başlıkta anlatmayı planlıyorum : D

Herkes kendine iyi baksın
<3




4 Haziran 2014

Golden Rose Colour Expert Oje

Açıkçası rafta gördüğümde ağzım sulanmadı değil :) Bende iki renk alıveriyim dedim. Diğer renkleri de çok tatlı <3


Golden Rose Colour Expert Oje

Sürüşü, kuruması da oldukça kolay :)

Golden Rose Colour Expert Oje nasıl



Golden Rose Colour Expert Oje yorum

Rimmel instant tani de yazıcaktım kızlar ama henüz havalar şakır şakır olduğundan kullanmaya fırsat bulamadım. Watsons'da %50 indirimdeyken alıverdim :)

Golden Rose Colour Expert'ten başka kullananlar var mı aranızda :)

2 Haziran 2014

Bir Midilli Kaçamağı

Nisan sonlarına doğru annemlerin de Altınoluk'ta olmasını fırsat bilerekten, birden kafamda bir ampul yandı. "Haftasonu oradan Midilli'ye mi geçsek acaba?"

Neden olmasın ki? Sonuçta Midilli dediğin Ayvalık'tan bir buçuk saatlik yol. Tabii henüz yeşil pasaportumuz olmadığı için bunun bir de vize derdi var. 

Öncelikle onu aracı bir kurum sayesinde hallettik. Valla bir hafta içinde vizeler hazırdı (aracı kurumdan çoook memnunum). Sağolsun yunan konsolosluğu da bana 1 yıllık multiyi vererek beni büyük bir dertten kurtarmış oldu :)

Normalde çok gezen bir çift değiliz bizim için ev kuşu demek daha doğru olur. Zar zor totomuzu kaldırıp gittiğimiz Midilli maceramızı da buradan paylaşmak istedim.

Tamam Ayvalığa geldik, buradan Midilli'ye nasıl geçeceğiz? Efendim iki tane feribot şirketi var. Birincisi Jale Tur ikincisi de Turyol. Sanırım günleri daha uygun olduğundan biz Jale Tur'u seçtik. Gidiş dönüş feribot ücreti 30 Euro! Maalesef  Yunan Adaları arasında da ücretler yüksek, hem de bundan daha da fazla :)

Otelleri booking.com'dan, feribotu jale turdan, araba kiralama işini de günlük 27 Eurodan Best Rent a Car'dan hallettik. Yurtdışı çıkış harcını Sabiha Gökçen'den ödedik. Para çevirmeyi ise son dakikaya erteledik :)

Şimdi ileri sarıp gidiş günümüze gelelim. Sabah bizimkiler bizi Ayvalık limanın oraya bırakıverdi. Hemen Jale Tur'a girip bilet işini hallettik. Paraları da oradan çevirdik. Üç-beş broşür de verdiler sağolsunlar.

Neyse ki günlerdir yağan yağmur gideceğimiz gün durdu da seviniverdik :)

Hemen Jale Tur karşısındaki Liman Cafe'de kahvaltı edelim dedik, motor saatine kadar. Kişi başı serpme kahvaltı 15tl idi. Ben çok beğendim valla ürünleri. Hemen yanında Gümrük Cafe'de vardı ama nasıl bilemeyeceğim :)

Hiç sıra ve bizden başka da üç beş kişi olduğu için hemen motora geçiverdik. Ufak bir Setur Duty Free vardı ama dönüşte bakarız deyip girmedik. Hemen tanesi 2 TL'den -dönüşte 4TL oldu o çaylar- iki çay alıp, yolculuğun tadını çıkarmaya başladık.



midilli feribotu

 Güle güle Ayvalık :) 

Düğün 6-Organizasyon ve de Fotoğraf

Önce salondan bazı resimler gösterip nasıl bir masa ve salon düzeni yapmışız onlara bakalım :)



Salona hareketlilik katsın diye iki çeşit süs çiçek kullanıldı. Kış ortası olduğu için zaten canlı çiçek işine ve de riskine hiç girmeyelim dedik.

Şamdanlardaki mumlar sonradan yakılınca güzel bir atmosfer oldu.

Beyaz tiffany sandalye, üstüne bağlanan tül ve suplaları biz seçtik.

Zaten organizasyon şirketiyle belli bir paket dahilinde anlaşıyorsunuz. Ona göre bazı şeyler dahil oluyor, bazıları ise ekstra örneğin suplalar ekstra kategorisine giriyor :)



Nikah masası ayakta olsun istedik... Artık oturmalı nikah mı kaldı yahu :) Yani şahsen ben tercih etmem  :)


Bu da salonun girişi :)

Gelinliğimi de arkadan görmüş oldunuz bu arada...

Hangi organizasyon firması ile çalıştınız derseniz 312 organizasyon idi. Organizasyon sürecinde ufak tefek bazı aksaklıkların yanı sıra beni rahatsız eden çeşitli durumlar da oldu. : /

Özellikle etek tutan kız -siz işte hoş geldin derken misafirlere eteğinizi tutsun diye bir kız görevlendirmişler- kız defalarca eteğime mi basmadı, milletle mi muhabbetlere dalmadı, eteği havalara kadar mı kaldırmadı daha neler yani...... Diğer mevzuları burada saymıyorum....

Fotoğrafçımıza gelince "düğün öyküsü" ile çalıştık. Gerçekten çok memnun kaldık. Kendisi  de harika bir insan :) İşte gözü kapalı tavsiye edebilirim 

İsteyenlere iletişim adreslerini de elbette verebilirim :)





Düğün 5-Gelin Saçı ve de Makyajı

Merhabalar :) 

Başlığımızdan anlayacağımız üzere sırada saç ve makyaj konusu var!

Tabii biz İstanbul'da düğün Ankara'da olduğundan, benim de Ankara'daki kuaförler hakkında hiçbir fikrim olmadığından Helincim bu işleri de halletti sağolsun <3

Aslında iki kere saç, bir kez makyaj provasına gidip gelmemize rağmen -hatta biri orijinal duvakla olmak üzere- saçımın provalarla alakası yoktu, makyajım ise daha hafifti :) Çünkü makyajdan sonra sevgilim "Bu sen değilsin!" demişti hehehe....

Öncelikle naçizane tavsiyem -bana da Helin demişti- saçınızı açık bırakmayın... Hepimizin hayali maşalı uzun saçlara duvak takmak olabilir ama, o saçlar hem düşüyor hem de püsür oluyor :(

Düşünün iki kez açık maşalı saçla prova yaptım, kına da maşa yapıp da o saçların tepesi kafama yapışıp, tül tül olup, sıcaktan kurdeşen dökünce -ki saçlarım da aslında dalgalı- düğünde açık saçla duramayacağıma kanaat getirdim.

Yani yaz olur, kır olur, deniz kenarı olur, tek nikah olur, ya da hali hazırda bekleyen sürekli kuaförünüz olur. O zaman düşünebilirsiniz : D

bridal hair

Önce saçlar Lulu gibi maşalandı :)

bridal hair

Sonra o maşalar açıldı :)

bridal hair

Spreyleme :)

bridal make up

Makyajjj :)

bridal bun

Saçın arkası :)


gelin topuzu
Duvak takılırken (bu arada sağ gözüme de parmak sokup az dağıtmışım, neyse sonra düzelttik)

Zaten saç ve makyajın son hali diğer resimlerde gözüktüğü için daha fazla eklemedim.

Söylediğim gibi saçım hakkında en ufak bir fikrim olmadan, kendimi Ethem Bey'e teslim ettim. "Şöyle yapalım" dedi ve de yaptı. Saçım nasıl olsun diye benim de bir fikrim yoktu açıkçası :)

Kuaförün adını hatırlamıorum ama Ümitköy Mado hizasında bir yerdi :)

Bakın bu kadarı aklımda kalmış :)