29 Kasım 2014

FLORMAR EYEBROW FIXATOR MASCARA

Her zaman -tamam yalan olmasın lise ve üniversite hariç- doğal kaşlardan yana oldum. Zaten takriben yıllardır da kaşlarımı aldırmıyorum.

Birinci sebebim çoook canım acıyor, o derece ki lazer epilasyon bile bence daha acısız :) Ayrıca suratıma bu kadar yakın durup uğraşmaları hoşuma gitmiyor. İp falan desen hiç sürdürmedim cımbız-makas ikilisiyle aldırdığım zamanlar idare ettirdim. İkinci sebep ise gerek duymuyorum. Sanki doğal kaşlar daha genç gösteriyor. 

Kaşlarımı aldırmamamın kötü yanı gün içinde güzelce birbirlerine karışıp ayrı telden çalmaları :) Kendileri birazcık uzunlar. Fırçayla tarasam bile karışıklığın önüne geçemiyorum.

Neyse duydum ki flormar kaş maskarası çıkarmış. Gittim aldım, kullanıyorumda. Önceden şeffaf maskara falan denemiştim ama onlardan pek memnun kalmamıştım. 



Bence ürünün iyi yanı ufak olması, aynı zamanda ürünün kötü yanı da tek tarafında kıl olduğundan ve içindeki de kaygan olduğundan sürerken bir anda elinizde dönüvermesi. O zaman da fırçalı kısım değil düz kısmı bir anda kaşlarınıza sürüvermiş oluyorsunuz. İşin özü zırt pırt elimde dönüveriyor. Onun dışında sabitlemesi falan idare eder. Yani alınabilir. Zaten fiyatı da 12 TL oldukça uygun. Bunu bitirince mac'in ürününü denemeyi planlıyorum. 

Ama kaşlarımı aldırmak mı işte onu asla düşünmüyorum :)

25 Kasım 2014

Neler Oluyor Hayatta

17+5'den herkese selamlar :)

Oldukça tembel geçen bir on günden sonra ancak bugün sporuma devam edebildim. Geçen hafta beyimin üst üste nöbetleri olunca ben de kendimi eve (ev derken ailemin yanına) attım. Orada da sokağa çıkmayı reddederek güzelce yedim içtim ve yayıldım :)

Kardeşimin "Sokağa çıkalım mı?" Ben "Yok yaaaa, hiç canım istemiyor!", "Sinemaya gidelim mi?" "Aman, boşver yaaa!!!"  ikili diyaloglarıyla üç günü geçirdim. Cuma akşamı da İstanbul'a geri döndüm. 

Geçen Salı doktora gittiğimizde de herşey yolundaydı. Cinsiyetinin de %99 kız olduğunu öğrendik. Yay! %1'de tıbbın yanılması olabilirmiş :)


Muayene esnasında kendileri yine bağdaş kurarak (yoga pozisyonu-namaste bebişim) bir an dirense de akciğerinden problemli sigara tiryakileri gibi gümbür gümbür öksürmemle pozisyonunu değiştirtebildik ve cinsiyetini de öğrendik. Velhasıl evin pembe olan %40'lık oranını böylece %90'lara ulaştırmak için bana gün doğdu. Ayrıca yıllardır biriken Hello Kitty ıvır zıvırlarına da ortak çıktı :) Zaten evrene yolladığım sinsi mesajlardan biri de kız bebek idi. Böylece o da gerçekleşmiş oldu. Teşekkürler evren, ne istediysem veriyorsun :)

Yavrunun bağdaş kurmasını "Kız olduğu göstermemesinden belliydi!" şeklinde yorumlayan canım pastoral düşünceli ahlak savunucusu yakınlara da buradan selam olsun. O da hep onu düşünüyordu zaten!!!

Diğer gelişmeler sadece 2 kilo almış olmam. En son 16+4'de tartılmıştım. Aradan bir hafta geçti aile evinde kalmanın mutlak acı sonuçları olacaktır. Doktor da "Takmayın bu kadar kilonuza" desede bu konuyu obsesyon yaptım...

16. weeks of pregnancy

Yukarıdaki fotoda da görüldüğü üzere henüz bende bariz bir şey yok. Olanda ayva göbeği sanırım :) Elbet dombay gibi olacağım ne kadar geç o kadar iyi.

Bir sürü kitap sipariş etmiştim. Fırsat buldukça onları okuyorum. Bebeğinizin Beyin Eğitimi ve Hypnobirthing kitaplarını okudum. Hypnobirthing kursuna gitmeyi düşünmüyor değilim. Helin'in aldığı "Ailem Hayatım" günlüğünü dolduruyorum arada sonuçta çok güzel olacak bence.

Bugün kendime 3 adet hamile lohusa geceliği aldım. Bir allahın kulu çıkmasın ki bana o beyaz dantelli tüllü şeyleri giydirmeye kalkmasın valla avazım çıktığı kadar bağırırım.

Annemler de "Sana hamile taytı bakalım mı? Hamile pantalonu alalım mı?" dediklerinde daha anca 52.5 kg olduğumu anlatmaya çalışıyorum. Hele bir 7. ay gelsin o zaman düşünürüz bunları. Tabii bir anda pilates topu yutmuşa dönmezsem.

Okuduğum kitaplardan güzel alıntılar yapmak istiyorum buraya, bir de aldığım gecelikleri koymak... Üzerinde bebek biberon bilmem ne çıngırak olan gecelikleri pjamaları asla giymeyeceğimden bildiğiniz geceliklerin büyük bedenlerini aldım :)

Görüşmek üzereee :)



11 Kasım 2014

Çatlaklarla Savaş

Hamile olduğumu öğrendiğimde başlıca araştırma konularımdan biri de çatlaklardı :) Baktım ki çatlaklar %90 ırsiymiş, ilk iş olarak anneme sordum "Sende çatlak oldu mu?" cevap yüreğe su serper cinsten "Hayır" şeklindeydi :) 

Yine yurtdışı bloglardan aldığım bilgiler doğrultusunda hamilelerin çatır çutur Body Shop Body Butterları kullandığını gördüm. Hemen de sevindim çünkü evde iki kavanoz Body Butter vardı. İlk aylarda onlara bulanmaya başladım. 

İlk trimester bitimiyle artık daha ciddi! çatlak ürünlerine geçmem gerektiğine karar verdim öncelikle işin ucuzuna kaçmaya karar verdim. Ucuzu derken Lierac, Bella Bee, Babelere geçmeden öncesini kastediyorum :) Hemen gittim Bio Oil aldım. 

hangi çatlak kremi

Hatta sonradan katıldığım bir etkinlikte bir tane de hediye verdiler böylece dörtlemiş oldum. Sanırım bir şişe bana yaklaşık 10 gün gidecek gibi gözüküyor. Vıcık vıcık bulandığımı düşünürsek :)

Bio Oile ek olarak Gratis %40 indiriminden yararlanarak yine Amerika'da çok tercih edilen Palmers Cocoa Butter'dan iki şişe alıverdim.


gebelikte çatlak kremi

Ek olarak da iki şişe badem yağı aldım ki onları da bir ara kullanırım diye düşünüyorum. Neredeyse 4. ay bitti sayılır bu ürünler bana 6.-7. ay sonuna kadar yetse o aylardan sonra da kısmetse pahalı olanlara geçerim :)

Bu aralar mütemadiyen her gece kabus görüyorum. Dün geceki kabusum ise dizlerime kadar tırmalama izi şeklinde çatlaklarımın olmasıydı. Sabah yeminle kalkıp bakacaktım az kalsın. 

Selülitlerim de çıktı ki doktora söylediğimde "Östrojenden yapacak bir şey yok. Her gün spor yapsan da farketmez." dedi. Küçük emrah gibi kaderime boyun eğmeye karar verdim :D

Şimdilik benden bu kadar, herkese mutlu haftalar :)




Hamilelikte Spor


Ne yalan söyleyeyim şimdi ömrümde hiç bir zaman spor bağımlısı bir insan olamadım. Sporu genelde zayıflamaya çalıştığım dönemlerde sıkılaştırıp diğer zamanlarda ya yapmadım ya da haftada bir falan zorla yaptım :)

Hamile olduğumu ilk öğrendiğimde başta ne yapacağımı bilemedim, doktorla konuştuktan sonra da tembellikten totoşumu 2-3 hafta kaldırmamakla direndim. Ki doktorum "Sen sınırlarını bilirsin kendini çok zorlamadan sporuna devam edebilirsin" dedi. Hatta illa hamile pilatesi ya da yogası yapmama bile gerek olmadığını söyledi. Bende normal grupla fazla zorlanacağım hareketleri es geçerek pilates bile yaptım.

Baktım kilo da almıyorum, yemeye içmeye ve yaymaya devam ettim. Taaa ki tv'de Criminal Minds'ın bir bölümüne denk gelene kadar :) Şimdi ne alaka diyebilirsiniz. Hemen izah edeyim. 

Çoğumuz Ghost Whisperer'dan Jennifer Lowe Hewitt'i biliriz. Bir çok farklı yerde de oynamıştı hatırlarsanız. Neyse abla eskiden aşağıdaki gibiydi.



Hayır, diziyi izliyorum ama kadının aynı kadın olduğuna inanmıyorum. Açtım internetten baktım meğer doğum yapmış ve kilolarından kurtulamamış hatta zayıflamıyor diye diziden de atmışlar. 






Yani Jennifer'ı görünce "Neden?" dedim. "Neden, neden, neden"... Nerede eski Jennifer nerede bu kadın. "Kim bu kadın?" Bunu görmek bana yetti. Bunun üstüne o hafta abartarak 2 pilates, 1 yoga, 6 gün yürüyüş falan yaptım. Ama sonraki haftalar tabi ki bu kadar yoğun geçmedi. Kendime öncelikle bir çizelge hazırladım. Bu çizelgeyi aslında makale yazımında kullanmak için almıştım ama neye niyet neye kısmet oldu. İşte her gün ne sporu yaptıysam ya da yapmadıysam yazıyorum. Bir de hangi günler balık yediğimi. 

Şu an düzenim haftada ortalama 4 gün. Hiç birşey yapamazsam bile haftada 4-5 günde ortalama 3-4 km yürüyüş yapmaya özen gösteriyorum. Ayrıca kendime Ebru Şallı ile Hamile Pilatesi DVD'si aldım. 




Pilates topumun tıpasını bulamadığımdan -kalem falan taktık söndü- ve dvdyi bi seferde -1.25dk- yapmak istediğimden daha başlamak kısmet olmadı. Olmadı alacağım yeni bir top napalım.

Yine de canım çok spor yapmak istemediğinden kendimi -bebeğe giden kan artar, -IQ'su 5 puan daha artar,-doğum kolay olur diye kandırmaya çalışıyorum. Baktım olmadı hamileyken çok kilo alp veremeyen kadınların hikayelerini okuyup, panikle spora koşuyorum.

Bende bu durumu obsesyon yaptım napiyim :)


Kullandığım Ürünler - Duş Jeli

Duş jeli kullanımına da Yves Rocher ile başlayıp onlar bitince Body Shop'a geçtim. 
Valla Body Shop içeriğini çok araştırmamakla beraber, baktım ki yurt dışında bütün gebeler kullanıyor, ben de 3 al 2 ödeden faydalanarak duş jellerini kaptım.

hamilelikte duş jeli

Duş jelleri Satsuma (greyfurt-portakal kokuyor), Hindistan Cevizi ve Wild Argan. Wild Argan kokusunu ağır bulsam da Marmara Forum mağazasında maaşallah hiç bir ürün kalmamıştı. Sürekli Çilek, Frambuaz kullandığım için de onları almak istemedim.

Herhalde bunlar beni 1-2 ay götürür gibime geliyor. Artık bekleyip göreceğiz :)

Kullandığım Ürünler - Şampuan

Merhabalar artık yavaş yavaş kullandığım ürünlerden bahsetme zamanım geldi :) 

Şampuan ve saç kreminden başlamak istedim nedense. Öncelikle daha önceden almış olduğum Yves Rocher şampuan ve saç kremi ile yola başladım.

hamileler için şampuan önerileri

Fakat bu şampuan normal zamanda saçlarımı zaten yağlandırırken, ilk trimester de saç yıkamamın akabinde kendimi bir haftadır saçlarımı yıkamıyormuş gibi hissetmeme yol açtı. 

Böylece bende değiştirmeye karar verdim. Aslında aklımda Watsons da satılan bir marka vardı. Şu an adını hatırlayamadım ama o da doğaldı. Benim saçlarıma uygun versiyonunu bulamadığım için bende Naturals Nude'da karar kıldım :)



hamilelikte kullanılacak ürünlerhamileler için şampuan önerileri


Her ne kadar korkunç fotolar çekmiş olsam da şampuanın ve saç kreminin içeriği %96 doğal ben de gönül rahatlığı ile kullanıyorum. Ayrıca yağlandırma falan da yapmadı. Şimdilik oldukça memnunum tavsiye de ediyorum :)

1 Kasım 2014

Bir Aşerme Macerası :)


Geçen hafta Salı günü kocişe dedim ki "Bu salon Tombi kokuyor" o da "Yok sana öyle geliyor, ayak kokuyor" diyerek midemi bulandırdı. Sonra "Gidip alayım mı?" dese de "Aman yok bu saatten sonra yemeyim boş kalori" dememle konuyu kapattık.

Ertesi gece "Yine Tombi kokuyor" diye isyan etmemle, dayanamadığıma karar verdim. Ve kocayı yan sokağa, yani beş dakikalık mesafeye Tombi almaya gönderdim.

Aradan 20 dk geçti adam piyasada yok. Merak ettim aradım haliyle alt tarafı büfeden Tombi alıp gelecek yani atla deve değil ya :)

(Peki şu satırları yazarken canımın mücver çekmesi neyse:)

Konuyu dağıtmayalım aradım kocamı dedim "Neredesin?" -"Valla hiç bir yerde Tombi kalmamış arabayla benzin istasyonuna gidiyorum, sen hala Tombi satıldığına emin misin?" dedi. Ben de "Tabii ki eminim daha geçen hafta aldık ya, daha neler!" dedim. 

Bu arada da Tombi bulamamasına inanamıyorum. Watsap'dan kız kardeşime yazıyorum. "Sidar Tombi almaya çıktı, hiç bir yerde bulamamış arabayla arıyor" diye. Dilara'da "Hay allah ben İzmit'ten getirirdim gelseydim" diye cevap yazıyor. Aradan bir dakika geçti geçmedi watsaptan yeni bir mesaj, baktım Dilara'dan "Abla sen Tombi diye mi arattırıyorsun Sidar Abi'ye" deyince bende jeton düştü.

İstediğim şey Cheetos fıstıklı ama ben ona Tombi diyorum. Zavallıma da 1990'da artık kaçta tedavülden kalktıysa onu arattırıyorum.



Neyse kocaya gerekli açıklama yapılmak suretiyle cheetos fıstıklıya kavuşuldu. İki paket yenerek aftlara davetiye çıkarıldı. 

Ama bizim zamanımızda bunun adı Tombi'ydi. Ben hala doritosa da panço derim napalım :)

İşte aşerme maceramız da böyle gülme krizleriyle sona erdi :D


İlk Trimesterin Özeti

Evet sevgili arkadaşlar "Ne hamile miyim? Bebek mi? Nasıl yani?" gak guk derken ilk trimesterin yani 13 ayın sonuna geldik.

Bulantısı, hassasiyetleri olanlar varsa müjde onlar da ilk trimester sonunda kayboluyormuş. Peki ben bu ilk dönemi nasıl geçirdim özetle.

Buradan da paylaşmıştım hatırlarsanız ilk beş altı hafta hatta yediye kadar kafayı yemiş bir haldeydim. Sonra yavaş yavaş duruma kendimi alıştırıp tabiri caizse kabullenme yaşadım. 

Midem neredeyse hiç bulanmadı. Bir iki kez sevgilimin parfümü sağolsun beni öğürtmedi değil :) O an iğrenç koktu. Uyku yapmadı. Ama normalde sabah yatıp öğlen kalkan ben, birinin "Ay çocuk da annenin uyku düzenini kapıyormuş daha anne karnında" demesiyle "Laaann yanarız" diyerekten sabah dokuzlarda kalkmaya başladım :)

Göğüsler aldı başını gitti, 12-13 yaş hassasiyetime geri döndüm geldim. Ama tahminen 1-2 hafta öncesine kadar bu durumda ortadan kalktı diyebilirim. Yok ama küçülme yok tabi, büyüme durdu. Ekstra kopça-kanca adını unuttum temin edilerek, balensiz bir sütyen alınarak -hiç memnun kalmadım kullanmıyorum diyebilirim Penti'den almıştım- sorun çözülmeye çalışıldı.


Ağlamam, zırlamam; duygusal iniş-çıkışlarım olmadı. Aşermem hiç olmadı. Beni tanıyanlar zaten bilir boğazıma oldukça düşkün olduğumdan non-stop canım bir şey çeker. Küçük bir aşerme macerası gibi bir olay yaşadım diyebilirim ama ayrı bir post atayım :)

Çatlak henüz çıkmadı ama bilumum en ucuz yağları kremleri aldım -ya evet pintiyim- :) Annemin doğumlarından sıfır çatlakla çıkması da beni oldukça rahatlattı diyebilirim. Çünkü ırsiymiş :) Yaşa anne!

Kilolara gelecek olursak 11. haftaya kadar sadece yarım kilo almıştım sanırım buradan da yazmıştım. Fakat 13. haftanın sonunda tartıya çıktım bir de ne göreyim 1.600 gr almışım. Beynimden vurulmuşa döndüm. Kendimi sağlıklı hayata spora adadım. Çünkü amacım ilk trimesterde hiç kg almamaktı ama Mc Donalds'tan lezzet kutusu A-B söyleyip gece yarıları löp löp götürünce sonuçta böyle oldu :) Oysaki annem sadece altı kg almıştı. Şaka mısın anne!!!

Yediğimi içtiğimi, yaptığım sporları ve de çatlak kremlerimi kısaca ayrı bir postta yayınlarım. Selülitler artmak suretiyle üst bacakların yarısına kadar indi. Kılcal damarlar alt bacak ve göğüslerde iyice meydana çıkarak bir cadılar bayramı görünümüne kavuştu. 

Veeee sürekli insanın çişinin olması. Spor yaparken koşu bandının üstünde, seminerin ortasında, biri size ciddi bir şey anlatırken o hep var :) Yatıyorum mesela iki saat sonra noluyoruz diye uyanıp hop tuvalete... Sabahları çok sık kalkar oldum 6 civarı tabii ki çişe gidip üstüne de hemen uyuyamıyorum. Bir de böyle bir handikabımız oluştu. 


Bir de çılgınca su içiyorum. Sanıyorum günde 4 litreyi rahat buluyorumdur. Doktor "Oh ne güzel" dedi ama eğitimde de başka bir doktor (hani şu geçen gittiğim eğitim) ileri safhalarda gebelik şekerinin bir göstergesi olabileceğini söylemişti. Olmadı sorarım. Yani hele bir ara öyle bir susuyordum ki sabah gözümü açıp çöllerde sürünmüşçesine "SUUUUU!!!" diye koşturuyordum :)

İşte benim ilk trimesterim böyle geçti :) Siz de yazın paylaşın. Unuttuğum bir maceram kalmadı sanırım.

Aşağıda da ayva göbeğim 

end of first trimester

Sevgiler