30 Kasım 2015

Yaz'ın Hazine Sepeti (Treasure Basket)

2006 yılından bu yana alternatif eğitim ilgimi çeker. Arada okur araştırırım. Fakat alan farklılığı nedeniyle uzun zamandır konuya eğilmemiştim taa ki Yaz doğana kadar :)

Takip ettiğim kadarıyla son yıllarda Montessori pek bir moda oldu. Tam bir patlama yaşıyoruz desek yeridir. Yıl 2006-2007 bir hocama (şu an doçenttir kendisi) "Alternatif eğitim, Montessori" demiştim de "O ne?" diye bana geri sormuştu :) 

Neyse, bu aktivite bolluğundan yararlanıp bende Yaz için ayına uygun materyaller hazırlayıp, aktiviteler yapmaya çalışıyorum. 

Burada uzun uzadıya Montessori metodundan bahsetmeme sanırım gerek yok. Dileyen arkadaşlar buradan açıp inceleyebilirler. Özetlemek gerekirse Montessori metodu bebeklerde beyin gücünün duyusal yaşantılar yolu ile arttığını temele alır (Seldin, 2014, 50). Yani bebeklerin duyularını (görsel, işitsel... ) ne kadar fazla uyarırsak, beyin güçlerini de o derecede arttırmış oluruz.

Montessori metodunun aktivite önerilerinden biri de "treasure basket" (hazine sepeti) hazırlamak. Ben hazine sepetini ilk olarak 5. ay civarı hazırladım. Ama amacına ulaşmadı. Şu an ki -7. ay bitmek üzere- daha efektif kullandığımızı söyleyebilirim :) Yani 6 ay civarı daha uygun gibi... İlk önüne koyduğumda tutup kafasına geçirdi :) Ya da ters çevirip boşalttı :D

montessori sepeti


hazine sepetine neler konur




hazine sepeti


hazine sepeti


Sepetlerinizi belirli bir renk, bir tema seçerek evdeki çeşitli eşyalarla doldurabilirsiniz. Baktım evde bir sürü pembe eşya var, bende pembe bir sepet hazırlayayım dedim. Sepeti hazırlarken farklı yapıdaki (sert, yumuşak, plastik, ahşap, kumaş vb.)  materyallerle bebeğin dokunma duyusuna hitap etmeyi unutmayın. Sepete ayrıca kokulu materyallerde ekleyebilirsiniz.

Yine deneme yanılma yöntemi ile ilk yaptığım sepetin çok büyük ve karmaşık olduğunu düşündüğüm için daha ufak bir sepet hazırlamaya karar verdim. Alıp kafasına geçirdiğini de belirtmiştim :) O nedenle sunduğum ilk günlerde eşyaları elime alıp tek tek kendi eline verdim.

Umarım faydalı olmuştur!

Sevgiler

Yaz'ın Odası

Merhabalar!

Yaz son birkaç gündür nezle... Doktorumuzun dediğine göre alttan iki dişi de patlamak üzereymiş. Eh, ben de nezleyim. Bu da demek oluyor ki eller havaya, sabaha kadar dans :)

Üst üste uyuyoruz, yan tarafa koymaya niyetleniyorum daha havada ağlamaya başlıyor :) Şükür bu gece biraz erken yattı bende hemen bir post yazayım dedim.

Çok uzattım sonunda odasını fotoğraflayabildim. Umarım sizlere de fikir olur...

bebek odası


baby wardrope



DIY diaper change

baby room ideas

Duvar sticker Evidea ya da Evmanya, avize Koçtaş. Beşiği bir arkadaşım vermişti zaten çok kullanmadık :) Çöp kutusu Korbel, alt açma masası babasının elinden çıktı, diğer bir ifade ile Ikea'dan DIY. Soldaki dolap dört gözü olan dolaplardan, bebek dolapları da Ikea ( Dönence DIY (origami turnalar, misina ve çıta birleşimi). Masanın altındaki pembe kutular Ikea. Perdeler English Home, halı bir muamma :) Zaten halı, perdeler, alt açma masası (eskiden benim çalışma masamdı) ve dolap benim çalışma odamdan bebek odasına transfer oldular :) 

Çalışma odasından devşirme çocuk odası böyle olur :) Zaten kendimize yapmıyor muyuz? Benimki benimle birlikte yatıyor... Odaya alt değiştirmeden değiştirmeye, bir de üst baş almaya giriyoruz hanımefendi ile...


Sevgiler



22 Kasım 2015

Emzirme 101

Hiç bir şeyden çekmedim emzirmekten çektiğim kadar :)

Vallahi kısmen doğru! Etrafımdakilere şöyle dediğimi anımsıyorum "Sezaryen sancısı emzirme acısının yanında ne ki..." Bir arada anneme mesaj atıyordum durmadan "Emzirmekten nefret ediyorum!" diye...

Ettim de... Hatta o kadar nefret ettim ki, geceleri annemlere biberonla beslettim kızı. Hatta sağdım sağdım emzirmedim, hep biberondan verdiler bir müddet :) Şu an pişmanım mesela ama o zaman, o psikoloji ile insan bunları düşünemiyor. Bir de durmadan, ek gıdaya geçince kaç saatte bir emziriliyor ya da aylar arttıkça emzirme sıklığında ne değişiklikler oluyor diye araştırıyordum. Tek amacım bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmaktı :)

Emzirmenin ilk aylarda benim açımdan çok yönlü sıkıntıları oldu. Şimdi bunları sırayla yazayım başınıza neler gelebilir, sizler de bilinçli olun, ben çektim siz çekmeyin :)

  • Emzirememe Valla ilk olarak sol tarafta bir göğüs ucu problemi yaşadım. Akabinde lansinohun göğüs ucu çıkarıcısını aldık. Minik bir pompa gibi. Pek de işe yaradığını söyleyemem. Bu hususta iki kişi eşgüdümlü çalışmak gerekiyor. Kocanız çıkaracak siz bebeği tutacaksınız falan... İyice yüz göz oluyorsunuz :)

  • Göğüs ucu yaraları "Anam anam anam... Ölem ben nerelere gidem." :( Böyle bir acı yok... Ne doğum sancısı, ne sezaryen sonrası yataktan kalkma. Bunlar hiç bir şey değilmiş... Güya doğumdan bir ay önce lansinoh lanolin kullandık yara olmasın diye her gün her gece. Yok yani bir işe yaramadı. Huzura Avene Cicalfate aldım da kavuştum. Bu kremi nereden duydun derseniz, mastit için gittiğim genel cerrah verdi :) Birde silikon göğüs ucu işe yarıyor. Avene krem+silikon göğüs ucu ikilisiyle sorun çözüldü. En azından bende :)

  • Mastit Göğüs kanalları tıkanır. O meme taş gibi olur. Hani şöyle denize atlasanız kaldırım taşı bağlamışçasına dibe batabilirsiniz. Yüzüstü yatamazsınız, önünüze tümsek koymuş tadında :) Ağrısı ayrı dert... Karabasanlar, ter basmaları arada soğuktan titremeler daha neler neler! Bebeğiniz emmek ister süt gelmez... Siz kurtulmak istersiniz süt çıkmaz. Sonra genel cerraha gidersiniz ağlayarak -çok beter bir ağrısı var- o da güzelce iki kutu antibiyotiği dayar. "Sürekli emzirip sürekli sağacaksın" der. "Sağıyorum pompayla" cevabını verirsiniz. "Pompayla değil, elinle masaj yaparak, ılık kompres uygulayarak" diye karşı çıkar. Önce ılık bir duş alırsınız, duşta göğsünüze yağ ile masaj yaparsınız. Sonra önünüze tas koyar, bebe yağını alır, inek gibi kendinizi sağarsınız. Bu arada anneniz ılık suya havlu, tülbent bastırır sıkar. Onu koyarsınız. Yine herkesle yüz göz olursunuz :) Maydanozu haşlar lapa yapar göğsünüze koyarsınız -valla işe yarıyor- , sağarken kompres, emzirirken kompres... Başka kurtuluş yok :)

  • Blepler Bunlarda göğsün ucunda çıkan, su toplamış gibi duran yaralardır. Bunları iğne ya da tırnakla koparmak gerekir. Yoksa yine göğüs ucunu tıkayacağı için süt çıkışı olmayacaktır :)

  • Saatlerce emzirmek Yaz sağ olsun, ufak olduğundan ve de emmeyi beceremediğinden, emzirme odalarına girdiğimizde 3-4 anneyle tanıştığımı, bir bölüm Game of Thrones izlediğimi hatırlıyorum. Artık içime fenalıklar geliyor, afakanlar basıyordu. O yaz sıcağında üstüm sırılsıklam oluyor geri kuruyordu :) Ne çekmişim be :D

Son olarak da siz canınızla uğraşırken -gerçekten emzirirken (emzirmeye çalışırken) yatakta tepinerek ağladığımı hatırlıyorum- kocanızın da gelip "Oy bebek emiyor mu?" diye sizin acınızı görmezden gelmesi ile uçan tekme atma isteğinin tavan yapması kaçınılmazdır. 

Şimdi böyle eğlenceli yazdım ama çok çektim çoook :) Temelde Avent'in ürünlerini kullandım. Hem elektrikli hem manuel göğüs pompasından memnun kaldım. Manueli de sırf sokağa çıkarken kullanmak için sonradan aldım. Çantaya atıp arabada cafe de tıs tıs sağıverdim. O göğüsler şiştikçe...

Silikon göğüs ucu yine aventten. Onun dışında hiç sevmediğim emzirme sütyenlerinden de bol bol almak zorunda kaldım. (Tükürdüğünü yalamak buna denir!) Emzirince olan sütyen göğüs dolunca olmuyordu. Ay ne garip günlerdi :)

Yaz o kadar ufaktı ki, yastığın üstüne koyup emzirdim falan... Allah herkese emzirmeyi bu süreci de kolayca atlatmayı nasip etsin :)

Bir sonraki postta sütü nasıl çoğalttım olsun.

Sevgiler



6 Kasım 2015

DIY-Tugging Box ya da Çekiştirme Kutusu

Yaz için dışarıdan oyuncak alsakta kendimi pinterestte yer alan birbirinden yaratıcı oyuncak fikirlerini denemekten alamıyorum. 

"Tugging Box" da bunlardan biri. Türkçesi tam olarak literatürde nasıl yer alır bilemedim ama çekiştirme ya da çekeleme kutusu olarak kendisinden bahsedebiliriz. Belki bir ihtimal de "Duyusal Kutu" :)

 Bebeklerin "Duyusal Kutu" ile bilişsel ve psikomotor becerilerinin geliştiğini söylemek mümkün.

Kutuyu yapmak için ihtiyacınız boş bir kutu, kaplamak için kağıt, farklı dokulara sahip ip, kurdele, ek olarak ben şönil de kullandım. Bir de kutuya delik açmak için bıçak, makas, falçata... Hangisini tercih ederseniz. 

tugging box

tugging box

tugging box

tugging box


Yukarıdaki  fotoğraflarda gördüğünüz kutuyu önce beyaz kağıtla, sonra sarı jelatinle kapladım. Yalnız jelatinle kaplamak biraz hata oldu, çünkü delik açarken jelatin bayağı bir yırtıldı. O kısımları tekrar bantlamak zorunda kaldım. 

Kutunun geniş alanlı yüzlerine 3, küçük olanlara ise 2 delik açtım. Tül kurdele, saten kurdele, ince kurdele, bileklik yapmak için yapılan ipler, kadife ip ve şönil kullandım. İpleri  kutunun içinde ortasından düğümledim. Böylece çekelediği zaman diğer uçtan çıkmadılar. Dışarıda kalan uçların bir kısmını da düğümledim ki, İpler çok uzun kalmasın.

Kutu hazır olunca kontesin önüne koyduk, Açıkçası  "İlgilenmez boşuna uğraşmış olurum" diye içimden geçirirken. Bayağı sevdiği, ilgisini çeken bir oyuncağı olmuş oldu.

Umarım yapması kolay bu oyuncağı sizler de denersiniz :)

Sevgiler

DIY-Shadow Box

Merhabalar,

Yine pinterestte görüp beğendiğim bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum :)

Tabii doğum öncesi karar verip, birinci ayın sonunda yapmak yerine 6. aya kalmış olsa da...

Shadow Box herhangi bir zaman ait anıları duvara asmak aslında. Tek ihtiyacınız cam - zemin yüksekliği fazla olan bir çerçeve ve asmak istedikleriniz.

Ben fotolarda görüldüğü gibi ikea çerçeve kullandım. Patikleri ve eldivenleri arkadan iğneledim, Yapıştırmak için çift taraflı yapıştırıcı ve japon kullandım. Fotoğrafları ise scoth bant ile yağıştırdım.

Ben Yaz'ın doğumu, ilk anlar ve ilk kıyafetleri şeklinde kurguladım bakalım beğenecek misiniz?

Sevgiler

DIY shadow box

DIY shadow box

shadow box

4 Kasım 2015

CYRENE SİPARİŞİM

Merhabalar :)

Aldığım upuzun mailden cilt t,ipin ortaya karışık yani Hafif Yağlı (Karma) - Çok Hassas - Pigmentli - Kırışık çıktı. Lekelerimi de göz önünde bulundurmak gerekiyordu. Hal böyleyken biz de günlük cilt bakım rutinimi şu şekilde belirledik.

Sabah: Temizleme - Tonik - % 2 AHA Glikolaktik Eksfolyan - Hyaluron 3MW Serum - Güneş Kremi SPF50

Gece: Temizleme – Tonik –%2 lik AHA Eksfolyan - Hyaluron 3MW Serum - Gece Kremi 

Haftalık Cilt bakım rutini gece: Papatyalı Kil Maskesi– Ilık su ile durulama– Tonik – Hyaluron 3MW Serum - Gece Kremi 


Bende Şirin Hanım'ın yönlendirmesi doğrultusunda yüz yıkama jeli olarak  AHA/BHA Exfoliating Gentle Cleansing Gel, tonik olarak ise  Instant Calm Facial Toner tercih ettim. Üstüne de % 2 AHA Glikolaktik Eksfolyan kullanmaya karar verdim. Hani bazı ürünleri kullanmadığımdan bahsetmiştim kutudaki işte bu sebepten ötürü. Örneğin Şirin Hanım bana peeling tavsiye etmediği için ben de kutudak peelingleri kullanmadım. Makyaj temizleyici misel suları ise tatillerde yanıma almayı düşünüyorum. 

AHA/BHA Exfoliating Gentle Cleansing Gel'in özellikleri "Salisilik Asit içerikli nazik bir temizleyicidir, cildi tahriş etmez ve sabun ve sülfatlar gibi cilt yağımızın tamamını söküp atarak cildimize zarar vermez. Ürünün içerisinde salisilik asit (BHA), Laktik asit (AHA) ve Çay ağacı yağı bulunur. Çay ağacı yağı da çok etkili bir antibakteriyel ajandır" şeklinde sıralanmış.  

Instant Calm Facial Toner ise "Lekelenmelere karşı etkili bir üründür, niacinamide (b3 vitamini) içerir. Niacinamide ise hücreler arası iletişim sağlayan bir etken maddedir ve leke oluşumunu önleyen bir aktiftir. Sivilceler konusunda da etkili olduğuna dair çalışmalar da mevcuttur. Diğer tonik gibi anti-oksidan, anti-enflamatuar ve anti iritan özellikleri olan ekstraktlar içerir". 

% 2 AHA Glikolaktik Eksfolyanun  ise aşağıda belirtilen özellikleri etkileri var,

  • Cildi pürüzsüzleştirerek eski canlılığını ve parlaklığını geri kazanmasına yardımcı olurlar.
  • Kırışıklık, ince çizgi, genişlemiş gözenek ve diğer yaşlanma belirtilerini azaltmada veya gidermede etkilidirler.
  • Sivilce ve sivilce izlerini gidermede etkilidirler.
  • Güneş, hamilelik ve yaşlılık lekelerinin tedavisinde etkilidirler.
  • Ciltteki yüzeysel yara izi tedavisinde kullanılırlar.
  • Ciltte su tutucu ve nemlendirici etkileri vardır. Soyucu nemlendiriciler (eksfolyan) olarak da adlandırılmaktadırlar. 
Tabii benim için önemli işlevlerinden bir de leke tedavisi :) Lekeleri %2 oranında tedavi ediyor. Ürün nadiren (1-2) kez kullanınca yanma yaptı. Ama 5 sn sonra geçti. Cildim buna biraz alışınca %15'lik ürüne geçeceğim. O zaman lekelerde devrim bekliyorum :) 

Yaklaşık bir aydır kullandığım ürünlerden oldukça memnunum. Gözneklerim küçüldü, lekelerim açıldı, cilt tonum eşitlendi. Sivilcelerim azaldı. Annem bile "Cildin bayağı toparlanmış" dedi. 

Sadece AHA/BHA Exfoliating Gentle Cleansing Gel'in kokusunu gerçekten beğenmedim bir de köpürmemesini :) Jel olunca insan az köpük bekliyor :) Sanırım yine bu durum ürünlerin doğallığından kaynaklanıyor. Henüz tüm ürün listemi alamadım ama aydan aya tamamlamayı planlıyorum. Zaten almam gereken bir serum kaldı. O da aralık ayında artık :) Maske de ikidir tester boy olarak elimde olduğundan sanırım beni daha bayağı götürür :)

cyrene ürünleri

Bu arada firma tester konusunda da oldukça eli açık kutunun içi benim siparişim, dışı onların gönderdikleri :)

Sevgiler

CYRENE CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ TANIŞMA SETİ

Ben suratımı analıkla birlikte iyice salmışken, gözenekler almış başını giderken ve cildim kendi yağıyla kavrulurken Cyrene markası gözüme çarptı. 

Takip ettiğim bloglardan birinde ürün tanıtımlarını gördüm. Sonra aklıma zamanında artık Lila Kutu mu Vanilya Kutu mu tam hatırlamıyorum biriyle Cyrene ürünleri gönderildiği geldi. "Aa, biliyorum bu markayı!" oldum.  Hatta hatırlıyorum ürünlerden de memnun kalmıştım :)

"Dur, ben şunları biraz araştırayım" derken, baktım ki kullanan herkes memnun. Açtım web sitesini inceledim. Ne yalan söyleyeyim siteyi hala çok efektif bulmuyorum. Hatta ilk açtığımda nereden sipariş verilir bir süre bulamadım. Sitede dolanırken "Starter Cilt Bakım Setini" buldum. Ürünlerin çoğunun deneme, deluxe boyu vs. içinde vardı. Fiyatı da 39 TL gayet uygun. Akabinde sipariş ettim :)

Çok da güzel bir kutu içinde ürünler geldi. Hatta o kutudan daha sonra Yaz için Time Box yaptım!








Şimdi size biraz doğum sonrası, emzirme dönemi cildimden bahsetmek istiyorum. Artık hormonlardan mıdır nedir, gözeneklerim krater oldu, bayağı bir sivilcelendim ve en kötüsü o kadar çatlak derdine düşmüşken yüzümde güneş lekesi oldu. Ben ben olalı bu yüz bu hale gelmemişti. Haliyle moraller sıfır :( Tabii beslenmenin de etkisi olabilir ama çocuk uyudu uyumadı, huysuz, yıkadın, kalktı, besledin şeklinde ağzıma ne zaman ne tıktığım belli değil... Dün öğlen yemeğim bir simit bir pastaydı :) 

Cilt bakım konumuza dönecek olursak ben ürünlerden memnun kaldım. Hatta setin içinde yüz yıkama jeli ya da köpüğü olmadığı için yüzümü Sebamed sabun ile yıkadım. Instant Calm Facial Tonik o bitince de CYRENE Advanced Acne&Oil Control Yüz Bakım toniği ile tonikledim. Tonikleme üstüne ise %2 AHA Günlük Cilt Aydınlatıcı Bakım uyguladım. 

Yine kutudan çıkan Fransız Kil Maskesi, Argan Milk Serumu, Hyaluronik Asit Serum, Gece Kremini kullandım. Argan Milk Serumu dışındaki tüm ürünlerden memnun kaldım diyebilirim. Arganı da sevmememin nedeni kokusu oldu. Sanırım parfüm vs. içermediğinden direk yağ kokusunu sevmedim. Yoksa iyi bir serum olmadığından değil :) Fransız Kil Maskesi ve Hyaluronik Asit Serum ile ise büyük bir aşk yaşadık :) Bir serum düşünün sürdüğünüz anda cildiniz emiyor, hiç vıcık vıcık olmuyor. Diğer serumları ne zaman sürsem bende bir vıcıklık bir parlama ya da kayganlık olduğundan hayrete düşmedim desem yalan olur :)


Diğer ürünleri ise kullanmaya hala daha fırsatım olmadı ve tercih de etmedim.  Sebebini bir sonraki postta açıklıyorum. Maaşallah testerlar bile bayağı bereketli. Ufacık yüz kremi poşetini ya 4 ya 5 gece sürdüm. Ben size öyle diyeyim :)


Neyse baktım bu ürünler benim yüzümü toparlamaya başladı, yüzüme bir prenseslik, bir nur geldi "Firmaya bir mail atayım da yardımcı olsunlar, ona göre sipariş vereyim" diye düşündüm. Mailime Ar-Ge müdürü Şirin Hanımdan cevap geldi. Bana tam 10 sayfalık bir anket yolladı, cevapladım, üstüne de maile cilt resmimi de ekleyerek yolladım. İşimi garantiye almam lazımdı :) 1-2 gün sonra -sanırım bir 10 sayfa- cevap geldi. Bende tavsiyeler üzerine günlük cilt bakım rutinimi oluşturacak ürünleri yavaştan sipariş vermeye başladım.


Yazının başında belirtmedim ama kesinlikle bu bir reklam değildir. Sadece bir müşterinin  daha fazla kişinin faydalanmasını sağlamak amacıyla memnuniyetini paylaşmasıdır. Çok ciddi anlamda 2-3 günde farkı hissettim. Ayrıca kaç firma müşterilerine böylesine ilgili ve ince davranıyor? Ben bunca yıldır böylesine rastlamadım... Benimle ilgilenmek, cevap yazmak gibi zorunlulukları olmamasına rağmen şahsıma özel mail atmak zorunda da değillerdi. Kestirip atadabilirlerdi... Müşteri memnuniyeti tavan anlayacağınız :)


Son olarak benim için diğer bir önemli detayda emzirirken gönül rahatlığı ile kullanabileceğim ürünler olmasıydı. Hayvanlar üzerinde de test edilmiyor. Daha allahtan ne isterim :)


İlk fırsatta sonraki siparişlerimden de bahsedeceğim...


Sevgiler